1. YAZARLAR

  2. Aziz Oral

  3. Türk Tarımı bu hale nasıl geldi?
Aziz Oral

Aziz Oral

Yazarın Tüm Yazıları >

Türk Tarımı bu hale nasıl geldi?

Samsun merkez köylerinden tütün üreticisi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. Geniş bir arazi sahibi aile olduğumuz için önemli miktarda tütün üretirdik. 

Tütün, ziraatı oldukça zor bir tarım türüdür. Tohumlar önce fidelik tabir edilen yerlere ekilir. Büyüyüp fide haline geldiklerinde buradan sökülüp esas üretim yapılacak olan tarlaya götürülüp tek tek dikilir, tek tek sulanır, tek tek çapalanır ve büyüyen tütün yaprakları yine tek tek toplanıp tek tek iplere dizilerek kurutmaya bırakılır. 

Bu zor dönemde toprak işleri için çevre ilçelerden gelen işçiler çalıştırırdık. Tütün dikme ve toplamada Balkanlardan gelen hemşerilerimiz tecrübeli oldukları için onlardan istifade ederdik. 

Tezgahlarda kurutulan tütünler sonbaharda, evlerde tek tek elden geçirilerek içinde aynı kalitede olmayanlar çıkarılır ve ayıklanan kaliteli tütünler denk haline getirilip çevresi bir çulla kapatılarak satışa hazırlanırdı. 

Satıştan önce Tekel’in eksperleri gelip kalite kontrolü yapar ve bir not verirlerdi. Bilahare özel sektör tütün tüccarlarının eksperleri de aynı işi yapar oldu. Ancak biz satış için Tekel’in açıklayacağı fiyatları beklerdik. Tekelin fiyatından daha fazla fiyat veren bir tüccara tütünler satılır ve bedeli alınırdı. Bu hasılat ile bir yıl bütün giderler karşılanır, çalışan işçilerin ücretleri ödenirdi.

KIRAÇ TOPRAKLARDA ZENGİNLİK YARATAN ÜRÜN: TÜTÜN

İşin en güzel tarafı, tütünler Tekel’in veya tüccarın depolarına gittiğinde başlardı. Tekel’in Samsun’da büyük bir yaprak bakım ünitesi vardı ve burada çoğu kadın işçiler olmak üzere binlerce işçi çalışırdı. Tekel Yaprak Bakım, Samsun’un en büyük istihdam yerlerinden biriydi. Burada hazırlanan tütün balyaları, sigara yapılmak üzere sigara fabrikasına gider ve burada da binlerce personel gece gündüz değişik markalarda sigaralar üretirdi. Üretilen sigaralar arasında Samsun, Bafra, Birinci, İkinci, Köylü, Asker, Gelincik, Kulüp gibi markalar vardı. Şimdi Yaprak Bakım İşletmesi, adliye binasına dönüştürülmüş. Samsun Sigara Fabrikası da alışveriş merkezi olmuş. 

Ne oldu da üreticiyi yılın en az 10 ay toprakla uğraştıran, çok kazançlı, güzelim tütün üretimi, bütün tarımsal sanayisiyle beraber dumura uğratıldı? 

Halkın %30’unun tiryaki olduğu dikkate alındığında, bu insanlar bu kötü alışkanlığı bırakmadıkları gibi; tütünü de ve markası da yabancı çeşitli sigaraları tüketmeye devam ediyorlar. 

Bizim üreticimiz tütünden koparıldı. Hatta tütün üretimi yasaklandı. Tütün kıraç arazi bitkisidir. Dünyanın en kaliteli tütününü; nikotin oranı en yüksek tütünlerini üreten Samsun, işsizliğin merkezi haline geldi. 

MİLLİ ÜRETİMLE GEÇEN ÖMÜR BUNLARA MI ŞAHİT OLACAKTI? 

Taban arazilerimizde mısır, buğday, arpa ve diğer tahıllar ekilip biçilirken tütün yalnızca kıraç ve maden arazilerde ekilirdi. Bafra ve Çarşamba ovalarında bütün sebzeler yetişir ve bölge halkının tüketimine sunulurdu. Şimdi araziler boş veya konut alanına dönüştürülmüş. Üreticiler boşta. Tarımla uğraşmasınlar diye köyleri de mahalle statüsüne dönüştürdüler; gerek toprakla uğraşmaları, gerekse hayvan beslemeleri böylece önlenmiş oldu. Üzülmemek elde mi?

Bendeniz, Samsun’da tütüncü çocuğu olarak doğdum. İlk işim Ankara’da pancar ve şeker üretimi ile şeker sanayii oldu. Bilahare Samsun’da yağlı tohum ve soya tarımı ile sanayiinde yıllarca görev yaptım. 

Sonra Giresun’da fındık tarımıyla ilgili görevler üstlendim ve dünya ticaretindeki yerimizi öğrenme imkanı buldum. Bir sonraki işim ise Adana’da pamuk tarımı ve sanayii oldu. Uzun yıllardır da yaş sebze ve meyve tarımı ve ticareti ile hal sektöründe mesai yapıyorum. Anlayacağınız; memleketin çok değişik bölgelerinde birbirinden farklı pek çok ürünle ilgili; hatta bu ürünlerin pazarlaması ve ticaretiyle ilgili farklı süreçlerde yöneticilik görevleri yaptım. 

Bu ürünlerin geçmiş dönemdeki üretim süreçlerini; sanayilerini bilen biri olarak çok ama çok üzülüyorum. 

BEREKET FIŞKIRAN TOPRAKLARDA YEDİĞİMİZ HER ŞEY İTHAL

Tükettiğimiz tütün ithal. Yağ tüketiyoruz, ithal. Türkşeker fiyatları arttırdı, şekeri de ithal ettiğimiz oldu. Henüz fındık ithal etmedik ama yakında o da olur. 

Çorum, Amasya, Tokat, Yozgat, Kırşehir dolaylarında nohut, mercimek, soğan pirinç; bütün tahıllar, bakliyatlar üretilip halkın tüketimine sunulurdu. Bugün yukarıda sayılanların hepsi ithal ediliyor. Ambalajların üzerinde menşe yerine baktığımızda ya Kanada, ya ABD, ya Çin, ya Rusya ve başka bir ülkenin adı yazıyor. 

Gerçi samanı bile ithal ettiğimize göre yukarıdakilerin ithal edilmesi gayet normal sayılır. 

Merak ediyorum yukarıda saydığımız illerimizde petrol mü fışkırdı? Bu insanların topraktan ve üretimden koparılmalarının sebebi ne olabilir? Köylerimizin mahalle statüsüne alınmasının sebebi ne olabilir? Arazi rantı, inşaat rantı bu kadar mı kıymetli bir şey?

AYÇİÇEĞİ YAĞINI DAHA DA PAHALIYA TÜKETECEĞİZ

Bu günlerde gıda maddelerinin fiyatlarıyla ilgili bir fırtınadır koptu gidiyor. Size şöyle söyleyeyim; bu olanlar daha başlangıçtır. 

Dünyada pandemi, küresel ısınma ve iklim değişikliği sebebiyle tüm ürünlerin üretiminde sıkıntılar yaşanıyor. Bir yerde kuraklık, bir başka yerde aşırı yağışlar; bir taraftan coronavirüs sebebiyle işçi çalıştıramayan tesisler yüzünden her üründe üretim düşüklüğü yaşanıyor. 

Ham yağ fiyatları 690 dolardan, 1.300 dolara fırladı. Buğday ve diğer ürünlerde benzeri yükselişler var. Zeytin ve zeytinyağı fiyatları da oldukça yükseldi. Millet ağlıyor! 5 kg’lık ayçiçeği yağı 85 lira olmuş! Bu fiyatlar daha azdır, onu söyleyeyim size. Yakında ayçiçeği yağının fiyatı daha da yükselecek. Zira tükettiğimiz yağın %65’i ithal. 

HASAT ZAMANI İTHAL GÜMRÜKLERİNİ SIFIRLAMAK

Yakında buğdayda da aynı şeyler olacak diye korkuyorum. Çünkü Türk halkı karnını ekmekle doyurur. Dünya’da ekmek tüketiminde ilk sıralardayız. Türk üreticisine verilmeyen destekler, yabancı ülke üreticilerine gidiyor. Hasat sezonunda bir tarım ürününün ithalatından alınan gümrük vergilerinin sıfırlanmasının sebebini bir bilen varsa, bana da anlatsın lütfen!

Devlet destekleme alımları yapan Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri’nin uygulanan politikalar yüzünden uğradıkları zararlar sebebiyle; birlikleri ekonominin kara delikleri sayan siyasiler, Dünya Bankası kredileriyle bu kuruluşları tasfiye ettiler. Her birinin muazzam değerdeki varlıkları da haraç mezat satıldı. Tarımsal desteklemelerin azaltılacağı; yenilerinin yapılmayacağı Avrupa Birliği’ne taahhüt edildi. 

Bütün bu gelişmelerden sonra tarım politikaları değişmezse, tarımla ilgili yaklaşan asıl büyük problem; gıdaya erişim problemidir. Yakın gelecekte Türkiye’nin en büyük sorunu; gıda maddeleri üretimindeki büyük azalış ve gıdaya ulaşamama sorunu olacaktır. 

Önceki ve Sonraki Yazılar