1. HABERLER

  2. SANAYİ

  3. TSÜAB’dan korsan buğday tohumuna karşı sert uyarı

TSÜAB’dan korsan buğday tohumuna karşı sert uyarı

TSÜAB, kaçak ve korsan buğday tohumluğu konusunda sektör kamuoyunu uyaran bir bildiri yayınladı. 

TSÜAB’dan korsan buğday tohumuna karşı sert uyarı

Hal Postası - TSÜAB, kaçak ve korsan buğday tohumluğu konusunda sektör kamuoyunu uyaran bir bildiri yayınladı. 

Türkiye Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB), yayınladığı bir bildiride; kaçak ve korsan buğday tohumluğu üreticilerine, dağıtıcılarına, elemecilere ve destek sahtekarlıkları yapanlara uyarıda bulundu. 

DEVLET DESTEĞİNE BAŞVURANLAR BİLE VAR

Bazı kişi ve şirketlerin, sertifikalı buğday tohumluğuyla yetiştirilen mahsulü selektör kullanarak elemek suretiyle, sanki o çeşidin sertifikalı tohumuymuş gibi ambalajladıklarını ve satışa sunduklarını anlatan bildiride, bu kişilerin çoğu durumda haksız yere devlet desteği de aldıkları bildirildi. 

TSÜAB, eleme yapan kişi ve/veya firmaların kayıt altında olmadıklarını ve bu nedenle denetim süreçlerine de gereği gibi katılmadıklarını kaydetti. Bildiride kaçak/korsan tohumluk kullanımının ürün kalitesini düşürdüğü, rekolte başta olmak üzere üretim sürecine de büyük zarar verdiği anlatıldı. 

YASAL DÜZENLEMELER NE DİYOR?

TSÜAB, bu faaliyetlere karışanlarla ilgili; 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun’un “Tespit davası” başlıklı 62. maddesi ve “İhtiyati tedbir talebi ve niteliği” başlıklı 63. maddeleri uyarınca korumalı çeşitler için dava açılacağını bildirdi. Bu durumda sahtekarlık tespiti yapılırsa söz konusu tohumluklara el konacak. 

Ayrıca kaçak veya korsan tohum ticaretine karışanlar aleyhine, 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’un, “Ceza hükümleri” başlıklı 12. maddesi uyarınca idari para cezası kesilecek. 

ÇİFTÇİ KAÇAK TOHUM KULLANIRSA SERTİFİKALI TOHUM DESTEĞİNE BAŞVURMASIN

Kaçak tohumluk kullanarak üretilen buğday için devlet desteği alan üreticiler de TSÜAB tarafından uyarıldı. 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun “Haksız ödemelerin geri alınması ve hak mahrumiyeti” başlıklı 23. Maddesi, kaçak tohumluk kullanmak suretiyle sertifikalı tohum desteği alan üreticiler için 5 yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlanamama cezası öngörüyor. 

Öte yandan, haksız yere devlet desteği alanlar için ceza davası açılıyor. Dava sonucunda sanık suçlu bulunursa Türk Ceza Kanunu’nun “Dolandırıcılık” başlıklı 157. maddesi ve “Nitelikli dolandırıcılık” başlıklı 158. maddesi uyarınca 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. Mahkumiyet halinde elde edilen desteğin iki katından az olmamak kaydıyla 5 bin güne kadar adli para cezası da ödemek gerekiyor. 

SERTİFİKALI TOHUM NEDEN HER YIL YENİDEN SATIN ALINMALI?

Sertifikalı hibrid tohumlar, doğal evrim sürecinden geçmedikleri için, elde edilen ırk/hat özellikleri sadece ilk üretim neslinde gözleniyor. 

Örneğin iki farklı buğday çeşidini ıslah yöntemiyle melezlediniz ve dolgun, sert, iri taneli, çok yüksek verimli, hastalıklara ve kuraklığa dayanıklı bir hibrid çeşit elde ettiniz. Bu özellikleri her yıl aynı isabetle elde etmeniz için her yıl aynı ana ve baba hatlarıyla melezlenmiş olan o çeşidi tekrar satın almanız gerekir. 

Çünkü hibrid tohumluklardan elde edilen ürünün bir kısmı tohumluk olarak kullanıldığında, hibrid tohumdan üreyen tohumluklar, ilk yıldan başlamak suretiyle giderek artan oranda ya ana hattına, ya da baba hattına yakınsayan sonuçlar veriyor. 

Bu nedenle sonraki nesillerde, hibrid tohumun başlangıçtaki özellikleri, bir iki kuşak içinde yok oluyor. Bu da ekonomik açıdan önemli kayıplar yaratıyor. 

SERTİFİKALI TOHUM MECBURİ DEĞİL

Öte yandan, sertifikalı tohum satın alma mecburiyeti gibi bir şey elbette söz konusu değil. Çiftçiler standart tohumlarla da üretim yapabilirler. 

Hatta çiftçinin ticari amaç gütmeden, kendi yetiştiricilik faaliyeti için; önceki yıl satın aldığı sertifikalı tohum mahsulünden eleme yaparak tohumluk almasının önünde yasal bir engel de bulunmuyor. Üretici isterse hibrid tohumla ürettiği üründen tohumluk alıp kendi üretiminde kullanabilir. 

Ama bu durumda nesil kayıplarını ve sertifikalı tohum için verilen devlet desteğinden mahrum kalmayı göze alması gerekiyor. 

Önceki ve Sonraki Haberler