1. YAZARLAR

  2. Erdem Güner

  3. Toprak Mahsulleri Ofisi lisanslı depoculuğa karşı
Erdem Güner

Erdem Güner

Gazeteci / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Toprak Mahsulleri Ofisi lisanslı depoculuğa karşı

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’den kafa karıştırıcı bir açıklama geldi. 

Bakan, Konya’daki Hasat Şenliği’nde yaptığı konuşmada şunları söyledi, “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) gerektiğinde üretici lehine regülasyon yapıyor. Bugün sanayicisi alsa önemli değil ama bakıyorum; doktoru, avukatı, eczacısı hububat almaya başladı. Ama bunu spekülatif amaçlı aldıklarını görüyoruz. Bununla ilgili üretici lehine bir dönem olduğu ve hasat dönemi devam ettiği için sesimizi çıkarmıyoruz. Ama hasat dönemi bittikten sonra TMO olarak bu konuyla ilgili tedbiri de alacağız.”

Bakan konuşmasının devamında lisanslı depoculuğun üretim için önemine dikkati çekti ve çiftçinin hasat sonu para kazanmak için ürününü hemen satmak zorunda olmadığının da altını çizdi.

KİŞİLER ARASINDA AYRIM YAPMAYAN KANUN

Şimdi 5300 Sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu’nun 1. maddesinde Kanun’un amacının nasıl tarif edildiğine bakalım. Madde 1 şöyle diyor: “Bu Kanunun amacı; tarım ürünleri ticaretini kolaylaştırmak, depolanması için yaygın bir sistem oluşturmak, ürün sahiplerinin mallarının emniyetini sağlamak ve kalitesini korumak, ürünlerin sınıf ve derecelerinin yetkili sınıflandırıcılar tarafından saptanmasını sağlamak, tarım ürünleri lisanslı depo işleticilerinin kişiler arasında ayrım yapmaksızın tarım ürünlerini kabul etmelerini temin etmek, ürünlerin mülkiyetini temsil eden ve finansmanını, satışını ve teslimini sağlayan ürün senedi çıkartmak ve standartları belirlenmiş tarım ürünlerinin ticaretini geliştirmek üzere, tarım ürünleri lisanslı depoculuk sisteminin kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.”

Kanun’un kapsamını tarif eden 2. madde ise şöyle: “Bu Kanun; tarım ürünlerinin standartları belirlenerek emniyetli ve sağlıklı koşullarda depolanması ile ürün senetleri vasıtasıyla ticaretinin kolaylaştırılması amaçlarıyla, lisanslı depo işletmelerinin ve yetkili sınıflandırıcıların kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin usûl ve esaslar ile lisanslı depoculuk sistemine dair diğer hususları kapsamaktadır.”

Bilebildiğimiz kadarıyla lisanslı depoculuk denen şey; tıpkı menkul kıymet borsalarında olduğu gibi bazı ‘değerlerin’, canı isteyen herkesçe satın alınabildiği, canı isteyen tarafından da istendiği zaman satılabildiği oluşuma denir. Menkul kıymet borsalarında bu ‘değerler’, belli bir düzen standardını yakalamış şirketlerdir. Lisanslı depoculukta ise bu ‘değerler’ tarım ürünleridir. 

Yani, lisanslı depolarda saklanan tarım ürünleri, birikim sahibi olup da birikimini, mesela hububat senetleriyle, değerlendirmek isteyen herkesçe satın alınabilir. 

GÜVENİLİR, HIZLI VE ETKİN ÜRÜN TİCARETİ

Böylece üretici ürününü istediği zaman lisanslı depoya teslim etmek suretiyle satabilecek veya ürün senedini cebine koyacak ve işine gücüne bakabilecek. Bu senetler piyasada serbestçe alınıp satılabilecek, güncel piyasa değeri üzerinden fiyatlanmak suretiyle hızlı, güvenilir ve etkin biçimde ticarete konu olabilecekler. 

Standardı, randımanı depoya girerken belirlenmiş olan tarım ürünlerinin, fiziki olarak yer değiştirmesine gerek kalmadan ve çok uzak mesafelerden alınıp satılması mümkün olabilecek. 

Bunları bizatihi 5300 Sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu, çok berrak şekilde ifade ediyor. 

Aslına bakarsanız, yurdumuz üreticisi açısından harika bir şey! 

Kanun’un ifade etmesi bir yana; hem Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı hem de Tarım ve Orman Bakanlığı lisanslı depoculuk konusunun anlaşılması, yaygınlaşması ve toplumca kabul görmesi için çaba harcıyor. 

Halen Türkiye Ürün İhtisas Borsası AŞ’nin (TÜRİB) elektronik platformu üzerinden ürün senedi alıp satmanız için sisteme üye olmanız ve internet bağlantısına sahip olmanız yetiyor.

Serbest piyasa düzeninde olması gereken de bu. 

TMO LİSANSLI DEPOCULUK SİSTEMİNE KARŞI MI?

Dolayısıyla Bakan Pakdemirli’nin Konya’daki sözleri bu çabaların yanında, ilginç bir tabloyu da ortaya çıkarıyor. 

Doktorların, avukatların, eczacıların ürün senedi satın almaları sakıncalı bir şey midir? Ürün senedi satın almak zaten belirli tahminlere göre yani fiyatının artacağı öngörüsüyle yapılan bir işlem değil midir? 

Öyleyse acaba, Lisanslı Depoculuk Kanunu’nda buna ilişkin değişiklikler yapılması mı düşünülüyor? Mesela doktorların, eczacıların veya avukatların ürün senedi almasının yasaklanması gibi bir düzenleme mi planlanıyor?

Peki, sadece tarım ürünleri ticaretiyle uğraşanlar satın alabileceklerse, eski düzenin nesi vardı ki? 

Aynı şekilde devam edebilirdik… 

İnsanın aklına seçim döneminde açılan tanzim satış çadırları da geliyor! 

Bakan’ın sözlerindeki kasıt, fiyatları spekülatif olarak arttırmayı veya düşürmeyi amaçlayan işlemler idiyse de 5300 Sayılı Kanun’da buna engel olacak bir hüküm bulunmuyor. 

DİKKAT ÇEKEN ÇELİŞKİ

Ancak TMO Ana Statüsü’nde, Kuruluş’un görevleri sıralanırken şu ifade dikkat çekiyor, “Yurtta hububat fiyatlarının üreticiler yönünden normalin altına düşmesini ve tüketici halk aleyhine anormal derecede yükselmesini önlemek, bu ürünlerin piyasasını düzenleyici tedbirler almak ve gerektiğinde Bakanlar Kurulu Kararı ile hububat dışındaki diğer tarım ürünleri ile ilgili verilecek görevi yürütmek…; bu maddede belirtilen ürünlerin, her yıl cins, nev’i ve mahallerine göre tespit olunacak fiyatlarla, alım ve satışını yapmak ve gerekli stok tesisi ve muhafaza etmek suretiyle, bu ürünler piyasalarında istikrar sağlamak…”

Yani açıkça deniyor ki, “Ürün fiyatları üretici aleyhine aşırı düzeyde düşecek olursa veya tüketici aleyhine aşırı düzeyde artacak olursa, TMO piyasaya müdahale etmekle görevlidir.” 

Şu durumda, herhangi bir borsa oluşumunun spekülasyonsuz işlemesi de düşünülemeyeceğine göre; TMO mevzuatı ile lisanslı depoculuk mevzuatı arasında çelişik bir durum söz konusu gibi görünüyor. 

Önceki ve Sonraki Yazılar