1. YAZARLAR

  2. Seyit Mehmet Sıldıroğlu

  3. Serdar Ortaç kadar olamadık iyi mi!
Seyit Mehmet Sıldıroğlu

Seyit Mehmet Sıldıroğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Serdar Ortaç kadar olamadık iyi mi!

Şarkıcı Serdar Ortaç’ın, ödeyemediği kredi borcu nedeniyle haciz işlemleriyle karşılaşmak yerine, kamu bankasına olan borcunun kibarca ertelendiğini anlatması, kamuoyunda tepkiyle karşılandı. 

Bilindiği gibi binlerce çiftçi, bankalara ve Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği’ne olan borçları nedeniyle icralık oldu; pek çoğunun tarlası, traktörü, çeşitli eşyası haczedildi. Ziraat Bankası’nın 2 bine yakın tarlayı icradan satılığa çıkardığı haberlerini okuyoruz günlerdir. 

Bankaya kredi borcunuzu ödeyemediğinizde, banka size yapılandırma imkanı sunabilir. Ya da doğrudan icra sürecini başlatır. Ama bir gerçek var; hiçbir banka sizin borcunuzu bedavaya ertelemez. 

Serdar Ortaç’ın borcu kibarca ertelenmiş. Ortaç’ın açıklamasına göre söz konusu kamu bankasının bir yetkilisi, “Sen Serdar Ortaç’sın, seni mahkemeye verir miyiz evlat?” diyerek borcu 8 ay ertelemiş. 

O yetkili bunları, Serdar Ortaç bir halk çocuğu olduğu için mi söyledi; yoksa nerelerde dolaşması, görünmesi gerektiğini biliyor diye mi söyledi bilmiyoruz. 

Ama bir hukuk devletinde, o kamu görevlisi kimse artık; sırf bunları söylediği için yargılanması gerekir. 

Neyse biz işin ‘Serdar Ortaç’a halkın parasıyla verilen kredinin beleşe ertelenmesi’ tarafındayız, orada kalalım. 

Tabi, Ortaç’ın söyledikleri ne kadar doğrudur bilinmez. Belki olağan faiz uygulanarak, normal bir yapılandırma işlemi yapıldı… Ama söyledikleri, üretici camiasında infial yarattı, orası gerçek. 

Üreticiler devlet yetkililerine sorunlarını anlatmak için çeşitli yollar deniyor. 02 Şubat’ta tekrar Ankara’ya giderek Bakanlık önünde dertlerini anlatmayı deneyecekler. Sesleri duyulacak mı göreceğiz. Henüz muhalefet tarafında bile doğru dürüst ilgilenen yok. 

ÇİFTÇİNİN SESİNE KULAĞINI TIKAYAN BİRLİK BAŞKANI

Hükümet milletvekillerinin, muhalefetin, medyanın yeterince ilgi göstermemesini bir kenara koyalım. En büyük çiftçi örgütü diye bilinen bir örgütün çiftçilerin sesine kulaklarını tıkamasına ne demeli? 

Şemsi Bayraktar, çiftçinin kredi borçları sorunuyla ilgili herkesin bildiği kredilendirme ve yapılandırma süreçlerini tekrar eden açıklamalar dışında tek kelam etmedi, etmiyor. Bunları TZOB Başkanı’nın söylemesine gerek yok ki! Mahallenin berberi bile söylüyor bunları! 

Çiftçi bir şey söylemesini de istemiyor, biliyor musunuz; sadece yanlarında olup dertlerini dinlemesini istiyorlar. Ama üretici muhatap alınmıyor. 

Kredi mağduru çiftçilerin iletişim gruplarından birine üyeyim. Bu grupta üreticilerin Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar’ı online toplantılara, online canlı bağlantı yapmaya davet ettiğine defalarca şahit oldum. Üretici, TZOB’u en kalabalık, en büyük ve en güçlü çiftçi örgütü olarak biliyor ya; başkanını dertleşmeye davet ediyor. 

Ama Başkan Bayraktar bu davetlerin hiç birine cevap bile vermedi. Bana kalırsa, Şemsi Bayraktar’ın temsilcisi olduğu insanlara karşı sergilediği kayıtsızlık; 2021 yılının en ilginç olaylarından biridir. 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı çiftçinin herhangi bir sorununu dinlemeye tenezzül etmiyorsa, o koltukta hangi görevle oturduğunu düşünüyor, sormak lazım. Çiftçiyi dinlemiyorsa bir insan çiftçi birliğinin başında neden oturur? 

ZİRAAT ODALARI KAPATILSIN MI?

Yeri gelmişken önemli bir konuyla ilgili düşüncemizi de iki satır paylaşalım. Ziraat Odalarına güvenini yitiren üretici camiası, bir süredir Odaların kapanması gerektiğini tartışıyor. 

Çiftçi kardeşim; Ziraat Odalarını kapatmak herhangi bir sorunu çözmez. Bence yerine koyacağınız şeyi oluşturmadan, hiçbir şeyin kapatılmasını talep etmeyin. Ziraat Odalarını beğenmiyorsanız, gidin yönetime talip olun. Siz daha dürüst, daha çalışkan olun; Odalar da daha verimli Odalar haline gelsin. 

Koltuğa oturur oturmaz güce yanlayanlardan olmazsınız; haklıya ve doğruya yanlarsınız, olur biter. 

Önceki ve Sonraki Yazılar