1. YAZARLAR

  2. Erdem Güner

  3. Neden buğday ithal ediyoruz?
Erdem Güner

Erdem Güner

Gazeteci / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Neden buğday ithal ediyoruz?

Çünkü ürettiğimiz buğday yetmiyor.

Ürettiğimiz buğday yetmiyor ama dünyadaki bazı gelişmelere bakarsak, belki daha fazlasını bile ithal etmemiz gerekecek!

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) buğday ithal etmek için uluslararası ihale açtığını duyurması, kamuoyunda yoğun tartışmalara neden oldu. 

KENDİNE YETEBİLEN ÜLKE

Türk çiftçisi tepkili çünkü ithalat demek fiyatların düşmesi anlamına gelebilir. Kamuoyunda hakim olan “kendi kendine yetebilen ülke” mitiyle özetleyebileceğimiz yaklaşımın da tepkilerin çoğalmasında etkisi var. 

Bu yaklaşım en üst düzeydeki masaların etrafında da hakim oluyor, köy kahvelerinde de. 

Bu elverişli malzeme muhalefet cephesinde hala yoğun rağbet görüyor. Ancak dünyada olup bitenlere kabataslak bir bakış atarsak, buğday ve sair hububat ithalatının belki de yetersiz olduğunu düşünebilirsiniz… Dolayısıyla bu yaklaşım, bugünkü gerçeklikle beraber yürüyecek bir anlayış olmayabilir. 

SALGIN HASTALIK DÜNYA ÜRETİMİNİ ETKİLEDİ

Mart 2020’den bu yana bütün sektörlerde salgın hastalık etkisi çeşitli biçimlerde kendini gösterdi. Ama tarım sektörüne yönelik etkiler birçok ülkede politika ve strateji değişikliklerine neden olacak kadar önemliydi. Tüketici davranışlarındaki değişimler, eksikliği ihmal edilebilir ürünlerden olmayan gıda hammaddeleriyle ilgili devasa boyutlu kararlar alınmasına neden oldu. 

Sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada çiftçiler üretim alanlarına daha az uğradılar. Üretim düştü, rekolteler azaldı, hasat edilen miktarın da önemli bir kısmı hem devlet eliyle hem de özel girişimciler tarafından stoklandı, hala stoklanıyor. Hangi ülkelerde ithalat/ihracat hakkında hangi kararlar alındığını ya hala bilmiyoruz ya da yeni yeni öğreniyoruz. 

ÇİN’İN ALDIĞI HER KARAR TÜM ÜLKELERİ ETKİLER

Nüfusu neredeyse 1,5 milyara yaklaşan Çin Halk Cumhuriyeti, uluslararası ticaret konusunda gırtlak gırtlağa geldiği ABD’den hububat satın almak için çılgınca miktarları telaffuz ederek çalışma başlattı. Reuters’ın haberine göre Çin, ABD’den sadece devlet stokları için 30 milyon tondan fazla ürün ithal etmek istiyor. Bu miktarın sadece 1 milyon tonu pamuk. Kalan kısmın 20 milyon tonu mısır, 10 milyon tonu ise soya. Kendisi de en büyük üreticilerden biri olan Çin ayrı bir kampanyada da 1 milyon ton şeker ile 2 milyon ton soya yağı stoklamanın yollarını arıyor. Bu arada Çin’in ABD’den tarım ürünleri ithalatının tutarı, yılın ilk 3 ayında 5,05 milyar dolara ulaşmıştı. Başlangıç için ürkütücü bir rakam!

Birçok ülke yurtiçi üretim ve tüketim durumuna göre ithalat ve ihracat konusunda kısıtlamalar getiriyor. Türkiye’de de yakın zamanda limon ihracatına kısıtlama getirilmiş; karar başta üreticiler olmak üzere, çeşitli çevrelerden tepkiler almıştı. 

TÜRKİYE’NİN BUĞDAY İHTİYACI 27 MİLYON TON

Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Özkan Taşpınar, Bloomberg HT’de katıldığı bir programda Türkiye’nin her yıl yaklaşık 27 milyon ton buğday ihtiyacı olduğunu; bunun yaklaşık 18 milyon tonunun düzenli olarak yurt içinde üretildiğini söyledi. Türkiye kalan kısmını da ithal ediyor. 2019 yılında 9,8 milyon ton buğday ithal eden Türkiye, bu sene yıl ortasına kadar 4 milyon ton civarında buğday aldı. 

Özkan Taşpınar, TMO’nun uluslararası ihale kararında bahsi geçen miktarın fazla olmadığını, fiyatları belirgin şekilde etkilemeyeceğini söyledi. Türkiye’nin un ve bulgur ihracatında dünyada birinci, makarna ihracında ise ikinci ülke olduğunu kaydeden Taşpınar, 2020 yılı rekoltesi için Haziran dönemi tahminlerinin 20,3 milyon ton civarında olduğunu bildirdi. Yani bu yıl için 7 ila 8 milyon ton ithalat normal karşılanmalı. 

ABD’NİN TAHIL STOKLARINDA BEKLENMEDİK KAYIPLAR

ABD’de geçtiğimiz hafta birçok eyaleti kasıp kavuran Derecho Fırtınası, ülkedeki tarım arazilerine muazzam ölçülerde zarar verdi. Saatte 160 km hıza ulaşan fırtınadan etkilenen alanın 150 milyon dönüm olduğu söyleniyor. Bu alanın 56 milyon dönümü bütün ABD’deki mısır rekoltesinin %20’sini üreten Iowa eyaletinde. Hasar tespit çalışmaları tamamlanmış değil ancak mahsulün %45’inin kaybedildiği düşünülüyor. Fırtınadan etkilenen diğer eyaletlerde bu oran daha düşük. 

Derecho fırtınaları sadece tarlaları vurmadı. Fırtına Doğu Nebraska, Iowa, Wisconsin ve Illinois eyaletlerinde bulunan dolu haldeki çok sayıda tahıl silosunu da paramparça etti. 

Dolayısıyla başta ABD olmak üzere Çin, Rusya, Avrupa ülkeleri; Hindistan, Endonezya gibi kalabalık ülkeler ve gücü yeten diğer bütün ülkeler de herhalde kendilerince bazı tedbirler alacaklardır, diye düşünebiliriz. 

Öyleyse Türkiye’nin en azından bir yıllık süreci gözetecek şekilde önlem alması gerektiğini de düşünmek gerekir. 

ELÜS PİYASASI İÇİN TALİHSİZ BİR DÖNEM

Gelişmeler Türk halkı için ilginç bir döneme denk geldi. Tarım ürünlerinin elektronik ürün senetleri (ELÜS) vasıtasıyla alınıp satılmaya henüz başladığı bir dönemde, aslında faydalı ama zamansız tartışmaların içinde bulduk kendimizi. 

Daha önceki bir yazımızda TMO mevzuatıyla, Lisanslı Depoculuk Kanunu’nun çeliştiğini anlatmıştık. Ama maalesef bugünkü yazıyı yazarken bu çelişkileri hatırlamakta zorlandık. TMO ihtiyaç duyarsa, piyasalara elbette müdahale edecek. Yatırımlarımız, ürün senetlerimiz, serbest piyasa falan çok önemli kazanımlardır. Ama halkın temel gıda maddesi ihtiyacı, elbette daha önemli. 

Belki de ELÜS ve lisanslı depoculuk işlerinin rayına oturması için bir süre daha beklemek gerekecek. 

Önceki ve Sonraki Yazılar