1. HABERLER

  2. SU ÜRÜNLERİ

  3. Kaçak hamsi avı karasularımız dışında devam ediyor

Kaçak hamsi avı karasularımız dışında devam ediyor

Karadeniz kültürünün önemli unsurlarından hamsinin popülasyonu her geçen yıl azalırken, Türk teknelerinin yaptığı kaçak avcılık Türk karasularının dışında, serbestçe devam ediyor. 

Kaçak hamsi avı karasularımız dışında devam ediyor

Hal Postası - Karadeniz kültürünün önemli unsurlarından hamsinin popülasyonu her geçen yıl azalırken, Türk teknelerinin yaptığı kaçak avcılık Türk karasularının dışında, serbestçe devam ediyor. 

Bu sene çok kısa süren hamsi sezonu, kalite açısından da son derece kötü seyretti. Avlanan hamsilerin yüzde 70’i yasal ölçü olan 9cm’den küçüktü. Olduğu kadarını da kıyılarımızda 2 aydan kısa süre tutabildik. 

Giresun Piraziz Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hamdi Arslan, son 5 yıldır hamsi avı değil hamsi katliamı yapıldığını söyledi ve sorumlunun Türk karasuları dışına yasadışı olarak çıkıp, sorumsuzca av yapan Türk tekneleri olduğunu söyledi. 

“KAÇAK AVLANAN 1 MİLYON TON HAMSİ FABRİKALARA GİDİYOR”

Hamdi Arslan, Türkiye’deki av kısıtlamaları ve ölçü sınırı nedeniyle hamsi avının Gürcistan ve Abhazya kıyılarında yapıldığını; avlanan hamsinin de yurda gelmeden Türk girişimcilere ait Abhazya ve Gürcistan’daki balık unu tesislerine satıldığını kaydetti. 

2019’da Türkiye’de 280 bin ton hamsi avlandığını hatırlatan Arslan, son birkaç yıldır 15 ila 20 adet büyük Türk teknesinin karasularımızın dışına çıkarak; kontrol ve denetim olmayan yabancı ülke kıyılarında yılda bir milyon ton hamsi avladığını ve hamsiyi bitirdiğini anlattı. 

hamdi-arslan-piraziz-su-urunleri-koop.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“TÜRK TEKNELERİ YURTDIŞINDA KAÇAK AV YAPIYOR”

Kendisinin hamsi avı yapmadığını; hamsiyi tezgahtan satın alan bir vatandaş olduğunu söyleyen Hamdi Arslan, gelişmelerden büyük üzüntü duyduğunu kaydetti ve şöyle konuştu, “Gürcistan ve Abhazya kıyılarında çok fazla kontrolsüz avcılık yapılıyor. Bu durum artık Türkiye kıyılarında da hamsi rekoltemizi bitirme noktasına geldi. Tekneler özellikle Sinop’tan gümrük alıp karşı tarafa geçiyorlar. Son 4-5 yıldır 15, 20 tane Türk teknesi gidiyor kaçak avlanmaya. Yetkilileri uyarmamıza rağmen engel olan çıkmadı. Gürcistan’a gidenlere bir mazeret uyduruyorlar, ülkeler arası ekonomik anlaşma var diye. Ama Abhazya için herhangi bir gerekçe de yok.” 

“HAMSİNİN SONU GELİYOR”

Hamdi Arslan sözlerini şöyle sürdürdü, “Normalde teknelerde takip cihazı vardır; limandan halatı çözdükleri anda takip edilirler ama ne hikmetse serbestçe gidip denizin hamsisini bitiriyorlar. Hamsinin nesli tükeniyor. Stokların arttığı söyleniyor, kesinlikle doğru değildir. Bu sene itibarıyla geldiğimiz nokta: yaklaşık 2 ay bir hamsi avcılığı oldu ama buna avcılık değil katliam demek lazım. Tümüyle bir katliam yapıldı. O hamsi göz göre göre avlatıldı hem de standartların çok altında olmasına rağmen. Hamsinin %60-70’i 9 cm’in altındaydı. Bunu tezgahlarda herkes gördü, yetkililer de gördü ama kimse önlem almadı. Hamsi kıyılarımızı terk etmeye başladı, artık hamsinin sonu geldi.” 

hamsi.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“ABHAZYA’DA RÜŞVETİ VEREN HAMSİNİN KÖKÜNÜ KURUTUYOR”

Geçtiğimiz günlerde getirilen 10 günlük hamsi avı yasağını da eleştiren Arslan kıyılarımıza yanlayan hamsiler tüketildikten sonra yasak getirmenin anlamsız olduğunu belirtti ve karasularımızın dışında devam eden kaçak avcılığın mutlaka önlenmesi gerektiğini söyledi. 

Hamdi Arslan şöyle konuştu, “Abhazya bağımsız bir devlet olmadığı için orada kamu otoritesi de zayıf. Oraya giden tekneler yerel yetkililere rüşvet vererek 2-2,5 aylık bir süre avcılık yapıyorlar. Abhazya ve Gürcistan’da Türk girişimcilere ait 11 adet balık unu fabrikası var. Kaçak avlanan hamsiler buralarda işleniyor. Türkiye’de 9 cm’in altında hamsi avcılığı yasak ama orada serbest. Orada istedikleri gibi at koşturuyorlar.”

“ÇEVRECİLER VE MESLEK ÖRGÜTLERİ DE HAMSİ KONUSUNDA DUYARLI OLMALI”

Çevre örgütlerini ve su ürünleriyle ilgili meslek örgütlerini de nesli tükenmekte olan hamsi konusunda, yeterince alaka göstermedikleri için eleştiren Hamdi Arslan, “Medya arşivlerine bakın; bu konu hakkında sesini yükselten, tek kişi benim. Lütfen yetkililer sesimizi duysun! Hamsiyi ülkenin en ücra köşesinde yaşayan insan da yiyebiliyor. Alternatiflerine göre hem çok ucuz hem de sağlıklı bir protein ve mineral kaynağını kaybediyoruz. Hamsi bizim en doğal besin kaynaklarımızdan biri. Kültürümüz bu bizim. Hamsiyi korumalıyız. Vatandaşlar da dahil herkes bu konuda duyarlı olmalı” dedi.  

Hamsinin denizlerdeki diğer birçok balık türü için de yem olduğunu kaydeden Arslan, hamsiyle beslenen balıkların hamsi bulamadığında başka türlerin popülasyonunu da tehdit etmeye başlayacağı konusunda uyarıda bulundu. 

“PALAMUT DA BALIKÇI İÇİN HAYAL KIRIKLIĞI OLDU”

Bu sene benzer bir hayal kırıklığının palamut konusunda da yaşandığını anlatan Hamdi Arslan sözlerini şöyle tamamladı, “Palamut da bizi bu yıl şaşırttı. 2 aya yakın bir avcılık yapıldı ama biz Aralık ayı sonuna kadar devam edeceğini bekliyorduk. Palamut batıdan doğuya doğru göç eder ve sezonu göç yolunu geri dönerek tamamlar. Batıdan gelirken palamutların ne kadarının doğuya gitmesine müsaade ederseniz, sezonun ikinci yarısında o kadar palamutla karşılaşırsınız. Ne var ne yok avlarsanız, göç yoluna palamut gönderemezsiniz. Bu sene palamutun da görüldüğü yerde canına okuduk. Sürüler geri dönüş yapmadı. Onun için sezon da tahmin ettiğimizden kısa sürdü.”

Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler