1. YAZARLAR

  2. Emrah Sefa

  3. -izm’le biten şey!
Emrah Sefa

Emrah Sefa

Yazarın Tüm Yazıları >

-izm’le biten şey!

Önceki yazıda insanın tarıma geçişiyle birlikte tanıştığı yeni yaşam düzeninden bahsetmiştik. Prof. Jared Diamond’un bir “hata” olarak tanımladığı tarım toplumu / Neolitik devriminin türümüzde ne gibi fiziksel ve kültürel değişimlere yol açtığını irdelemiştik.

https://halpostasi.com/tarim-toplumu-hata-mi-ilerleme-mi-11yy.htm 

Ve şu sorularla bitirmiştik: “Peki, bir hata olarak görmeyeceksek, tarımın önünü açtığı sorunları nasıl değerlendirmeli? Bu sorunlar insanlığın Neolitik devrimle elde ettiği kazanımların önüne mi geçiyor? Bundan sonra ne yapmalı?”

Aslında mesele sadece tarımla ilgili değil. İnsanlık tarihindeki tüm önemli atılımların, devrimlerin benzer sonuçlar doğurduğunu biliyoruz. En güncel başlık olarak teknolojiyi ele alalım. Son 30 yılda baş döndürücü hızla gelişen iletişim teknolojileri de bu bakış açısıyla pekala bir tür hata olarak tanımlanabilir. Bilgiyi ışık hızıyla dünyanın en uzak köşelerine dahi ulaştırmayı başaran teknolojik gelişmelerin sayısız sorunu da beraberinde getirdiği söylenebilir.

Teknolojinin insan nesline fiziksel olarak olumsuz etkileri mevcut. Avcı toplayıcılıktan tarım toplumuna geçişte olduğu gibi teknolojinin yarattığı rahatlık, insanlığı daha birkaç on yılda daha kırılgan hale getirdi. Sanayi devrimiyle tarladan çıkıp fabrikalarda işçi haline gelen insan, giderek fabrikalardan çıkıp ofislerde beyaz yakalı işçi haline geldi. Özellikle gelişmiş toplumlarda giderek daha az hareket eden insan, kötü beslenme alışkanlıklarının da etkisiyle ciddi sağlık sorunlarıyla baş ediyor. Artık her yere kendi aracımızla gidiyor, daha az yürüyor, asansöre biniyor, neredeyse tüm işlerimizi ekran başında hallediyoruz.

Teknoloji ahlaki olarak da insanlığımızda erozyonlar yaratıyor. Her türlü kolaylığı ve hızına rağmen iletişim çağında bir “iletişimsizlik” ortamı yarattığı aşikar. İnsanlar giderek daha fazla birey haline geliyor, aile, akrabalık, arkadaşlık bağları zayıflıyor. Çocuklarımız dünyanın gerçekliğinden ve sorumluklarından uzaklaşıyor. 

Bunun gibi daha birçok sorundan bahsedilebilir. Ancak bunlar teknolojinin suçu değildir. Aynı teknoloji bugün kimi coğrafyalarda bebek ölümlerini sıfır düzeyine indirebilmiş, insan ömrünü uzatmış, engelli bireylerin hayatını bir nebze olsun daha konforlu hale getirmiş, yine kimi coğrafyalarda açlığı ve salgın hastalıkları ortadan kaldırabilmiştir.

Tarımda veya teknolojide… İnsanlığın her büyük atılımında ortaya çıkan problemlerin kaynağı, o atılımın kendisi değildir. Burada sorulması gereken, “tarımın, teknolojinin (veya her neyse) kimin elinde olduğu, kime hizmet ettiğidir.” Kapitalizm koşullarında nereye bakarsanız bakın aynı sorun karşınıza çıkar.

***

ABD’li yönetmen Michael Moore’un belgesellerini izlemişsinizdir: Kapitalizm Bir Aşk Hikayesi, Benim Cici Silahım, Hasta, Fahrenheit 9/11… Moore’un imzasını taşıyan bu keyifli ve bir o kadar da sarsıcı belgesellerin hedef tahtasında kapitalizmin yarattığı sorunlar vardır. Sermaye egemenliğinin başat ülkesi ABD’nin iç ve dış politikalarını yerden yere vursa da Moore, sorunun kaynağında sistemin kendisinin bulunduğunu görmekten kaçınır. İzlemediyseniz mutlaka izleme listenize dahil edin, “Kapitalizm Bir Aşk Hikayesi” belgeselinin bir yerinde “…tüm bunlar akla sonu -izm’le biten bir şeyi çağrıştırıyor” der. Ama işte bu kadar…

Jared Diamond ve kimi antropologların veya Michael Moore’un tespit ve değerlendirmeleri bu açıdan hatalı değilse bile eksiktir. Bu körlüklerinin arkasında Diamond’un ABD’li vakıflardan aldığı karşılıksız burslar, Moore’un Oskar ödülü ve gişe hasılatları var mıdır? Yorum sizin.

Oysa tarımda veya teknolojide insanı geri plana atmayan modeller de var. Şu bebek ölümlerini ve açlığı sıfırlayan kimi coğrafyalardan bahsediyorum. Sonu o -izm’le biten modeller…

Bu da başka bir yazıya konu olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar