1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. İbrahim Akbulut: “Çiftçi komisyoncu borcundan kurtulmak zorunda”

İbrahim Akbulut: “Çiftçi komisyoncu borcundan kurtulmak zorunda”

Tarım Danışmanı İbrahim Akbulut, çiftçinin komisyoncuya ve bayiye olan borçlarından mutlaka kurtulması gerektiğini söyledi. 

İbrahim Akbulut: “Çiftçi komisyoncu borcundan kurtulmak zorunda”

Hal Postası - Tarım Danışmanı İbrahim Akbulut, çiftçinin komisyoncuya ve bayiye olan borçlarından mutlaka kurtulması gerektiğini söyledi. 

Çiftçi borçları, üreticilerin gelecek planlaması yapmasına engel olan en önemli etkenlerden biri. Birçok örtü altı yetiştiricisi, borçları nedeniyle kendi üretim planlamasını yapamıyor; borçlu oldukları komisyoncuların yönlendirmesine mahkum kalıyorlar. Bu da çiftçi odaklı bir üretim modeli yerine aracıların ve perakendecilerin kazancına odaklanan bir üretim modeli anlamına geliyor. 

Antalya’da 15 yıldır danışmanlık yapan Tarım Danışmanları Derneği önceki Başkanı, Yüksek Ziraat Mühendisi İbrahim Akbulut; komisyonculuk müessesesinin, üretici bölgesindeki toptancı hallerinde giderek finansman müessesesine dönüştüğünü söyledi. Akbulut şöyle konuştu, “Komisyoncuların çoğu ellerinde biriken güçle finans şirketi gibi çalışmaya başladı. Yüksek ciroları sayesinde parayı farklı biçimlerde değerlendirme imkanı buluyorlar. Ama bu süreç üreticiye maalesef çok olumsuz yansıyor. Çiftçi kendi üretim modeli üzerindeki kontrolünü kaybediyor.” 

“SÖZLEŞMESİZ SÖZLEŞMELİ TARIM”

“Komisyoncular finans kuruluşları gibi çalışır olmuş. Sorduğunuz zaman da diyorlar ki ‘Biz üreticiyi finanse ediyoruz!’ Finanse etmek diye bir şey yok! Üretici tohumunu, fidesini, gübresini bayiden alıyor. Pazarlık ederek alıyor istediği markayı. Ama komisyoncunun kapısına gittiği zaman, ne pazarlık yapabiliyor, ne de istediği markayı seçebiliyor. Komisyoncu nereyi işaret ederse oradan temin etmek zorunda. İstediği çeşidi bile dikemiyor. Yani bir nevi sözleşmeli tarım uygulanıyor ama ortada sözleşme yok! Bunları söylerken Güney sahillerindeki örtüaltı çiftçisinden ve komsiyoncu derken üretim hallerindeki komisyonculardan bahsediyoruz. Genelleme yapmak doğru değil.” 

“ÇİFTÇİ DE BU SİSTEMİ DEVAM ETTİRİYOR”

Çiftçinin de bu gidişi istemeden de olsa sürdürdüğünü anlatan İbrahim Akbulut, üreticinin komisyoncuya sürekli borçlu olması nedeniyle farklı tercihlere yönelemediğini kaytdetti ve şunları ekledi, “Tabi şimdi diyeceksiniz ki çiftçi neden bu yolu seçer? Çünkü borçlu! Borçtan kurtulmak istese kurtulur ama o zahmeti göze almak istemiyor. Komisyoncudan bugün aldığı borcu gelecek Haziran’a vadelediği zaman iki üretim dönemini kaptırmış oluyor. Kendi kendini açmaza sokuyor. Halbuki borçlu olmasa; istediği çeşidi seçip dikecek; istediği bayiden istediği markayı seçip alabilecek. Borçlu olmasa malını da istediği komisyoncuya verecek.” 

“GİRDİ KOMİSYONU PİYASASI VAR”

İbrahim Akbulut komisyoncuların kendilerine bağlı çiftçilerin girdi tedarikinden de komisyon aldıklarını söyledi ve “Komisyoncunun bu şekilde girdi tedarikine el atması doğru değil. Şimdi ayrıca zirai ilaç bayisi açan komisyoncular var; onlar için bir şey diyemem. Lisansını almış bayilik yapıyor, buna kimse bir şey diyemez ama komisyoncu, işini yaparken mal sevkiyatından komisyon almalı. Başka bir şeyden komisyon almamalıdır. Yüz, beş yüz, bin çiftçiyle çalışan komisyoncu var; bu insanlar bir tohum önerisi yaptığı zaman korkunç meblağlar söz konusu oluyor. Bu da piyasayı dolaylı dolaysız bir sürü yolla tarumar ediyor” diye konuştu. 

“GİRDİ PAZARLAMA EKİPLERİ DE SİSTEMİ BESLİYOR”

Girdi piyasasının da süreci olumsuz şekilde etkilediğinden söz eden Akbulut, “Satış baskısıyla çalışan firma pazarlamacılarının da bu düzende payı var. Saha elemanları diyor ki ‘100 çiftçiye ulaşmaya çalışacağıma bir komisyoncuyu bağlarsam, satış kotalarımı hızla doldururum.’ Bu tutum da düzenin böyle gitmesine katkı yapıyor. Olan çiftçiye oluyor. Çiftçi de kurnazlık peşinde olunca, böyle gelmiş böyle gider anlayışı devam ediyor. Çiftçinin bayiye, komisyoncuya olan borcundan kurtulması gerek. Tabi önce çiftçinin kendisi isteyecek. Yoksa kimsenin elinden bir şey gelmez.” 

Önceki ve Sonraki Haberler