1. YAZARLAR

  2. Aziz Oral

  3. Gıda fiyatları durdurulamıyor
Aziz Oral

Aziz Oral

Yazarın Tüm Yazıları >

Gıda fiyatları durdurulamıyor

“İnsan hayatının olmazsa olmazı sağlıklı beslenmedir” tabirinin yerini, “Ne bulursan onu ye” ifadesi aldı. 

Beslenmenin olmazsa olmazları olan üç beyaz (un, yağ ve şeker) fiyatları tüketicileri üzmeye başladı. Basın ve medyada en çok yer alan haberlerin başında ayçiçeği yağı geliyor. 

Trakya bölge milletvekilleri devamlı ayçiçeği tohumu ve ham yağ fiyatlarını gündeme getirirken, ayçiçeğinin en çok yetiştirildiği Trakya bölgesindeki üreticilere destek verilmesini istiyorlar. 

Son günlerde yayınlanan TV haberlerinde ayçiçeği tohumu fiyatlarının 350 dolar/ton seviyesinden 700 dolar/tona; ham yağ fiyatının ise 700 dolar/tondan 1.400 dolar/ton seviyesine yükseldiğini öğrendik. Üstelik gelişmeler böyle devam ederse fiyatların daha da yükseleceğinden bahsediliyor. 

FİYATLAR DAHA DA ARTACAK

700 dolar/ton ayçiçeği tohumu ithal fiyatının karşılığı bu günkü kurla kilo başına 5,28 liraya denk geliyor. Geçmiş yılların yurt içi fiyatlarına göz atacak olursak 2015 yılında 1,84 TL, 2016’da 2,00 TL, 2017’de 2,25 TL, 2018’de 2,75 TL, 2019’da 3,20 TL, 2020 yılında ise en yüksek fiyat olarak 3,85 TL olduğu görülür. Trakya Birlik 3,85 TL/kg fiyatı verince, tüccarın ve sanayicinin tohum alabilmesi için de aynı rakamlara çıkması bir zorunluluk olmaktadır. Buna karşılık Tekirdağ Ticaret Borsası’nın verilerine göre 2019 yılı ortalama tohum fiyatının 2,43 TL/kg olduğu görülüyor. 

Yabancı ülke üreticisine bugün verdiğimiz paraları yıllara göre orantılı olarak kendi üreticimize verseydik, yağlı tohum üretimi bugünkü haline gelmezdi. Üretici köyünü ve tarlasını terk etmez; köylerimiz boşalmaz; sanayi ve hizmet sektöründe iş veremediğimiz milyonlarca işsiz, büyük şehirlerin varoşlarında zor durumlarda kalmazdı. 

2018 yılında 1.964.000 ton yerli üretime karşılık 3 milyon ton tohum kullanımı gerçekleşmiş. Üretimin tüketimi karşılama oranı devamlı azalıyor. Dünya piyasalarında 1.400 dolar/ton olan ham ayçiçeği yağının fiyatı bugünkü kurlara göre 10,50 TL civarında. Ham yağın limanlardan tesislere nakliyesi, rafineri masrafları ve ambalajlama ile birlikte piyasada yemeklik ayçiçeği yağının fiyatı 15 lira civarında seyrediyor. Bu fiyatın yükselmesi kaçınılmazdır. Zira kurlar devamlı artma eğiliminde, nakliye ve işleme maliyetleri de devamlı artmaktadır. Ayçiçek yağıyla ilgili değişik bir haber de şudur; piyasaya yarım litrelik ambalajda ayçiçeği yağı sürüldü. 

YAĞ KITLIĞINA NASIL SON VERDİK?

Bu haberler beni 1978-1979 yıllarına götürdü. Bakanlar Kurulu Kararı ile yağlı tohum projesi için görevlendirilen TürkŞeker, ayçiçeğinin yetişebileceği bütün bölgelerde şeker pancarından sonra dönüşümlü olarak yağlık ayçiçeği tohumunu devreye almış ve bu proje kapsamında Merzifon’da yağ fabrikası kurmuştu. 

1978 Yılında Karadeniz bölgesinde merkezi Samsun’da olmak üzere Karadeniz Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği kuruldu. Kuruluşunda eski bir şeker çalışanı olarak görev aldığım Birlik, kısa zamanda 19 bölgede kooperatifler kurarak, tohum üretimini teşvik etti. Karadenizbirlik tohum, gübre ve nakdi kredilerle üreticiyi destekliyordu. Birlik aynı yıl yine Bakanlar Kurulu Kararı ile ayçiçeği tohumu devlet destekleme alımları ile görevlendirildi. 

Diğer taraftan, piyasada süren yağ yokluğunu önlemek amacıyla yağ üreten diğer birlikler ve sanayiciler ürünlerini, Karadeniz bölgesinde dağıtım amacı ile Karadenizbirlik’e göndermeye başlamışlardı. Samsun’da depo ve tanzim satış mağazası açıldı. Her sabah satış mağazamızda kuyruklar oluşurdu. Mağazada insanlara tek paket halinde sana margarin yağı ile bölünmüş tenekelerden ve en küçük ambalajlarda ayçiçeği yağı satışına başlamıştık. 

İlk yıl 4.500 ton tohum alabilen Birlik, bu tohumları acilen Meray Yağ Fabrikası’nda mamule çevirerek piyasaya sürdü ve bölgede bir rahatlık sağlandı. Tanzim satış konusu kısa zamanda normale döndü ve bir, iki yıl içinde yağ piyasalarında yokluk ve kuyruk kalmadı. 

DESTEKLEME ALIMLARI BİTİNCE…

Bunları bir anı olarak yazarken esas amacımız, 2 yıllık bir çalışmayla bütün yurtta yağ kıtlığına veya fahiş yağ fiyatlarına son vermenin mümkün olduğunu hatırlatmaktır. Tecrübemiz var; zamanında bunu başardık. 

O tarihlerde Orta Karadeniz’den başlattığımız üretim seferberliğini; Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’ya kadar yayarak, ayçiçeği üretiminin tüketime yetecek miktara ulaştırılmasına bizim de önemli katkımız olmuştur. Bunu da gururla hatırlarız. 

O gün Harran ovasında bile ayçiçeği üretimini gerçekleştirdik. Gelecek yıllarda üretim aynı şekilde devam edebilseydi, bugün tohum ve yağ fiyatlarından bu şekilde bahsedilmez, yerli üretim iç tüketimimize yeterli hale gelebilirdi. 

Niye gelmedi? Temel nedeni 1997 yılından itibaren devlet destekleme alımlarının sona erdirilmiş olmasıdır. 1997’den bu yana üretici kendi haline terkedildi. Serbest piyasada maliyetini kurtaran fiyatlar bulamayan üretici, tarımı terk etti. 

Bu gün ülke olarak ihtiyacımız 1,5 milyon ton ham yağdır. Buna karşılık üretimimiz 800 bin ton civarında. 1980’li yıllarda etkinlik göstermeye başlayan bir anlayış; Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerini “ekonominin kara delikleri” olarak lanse etti. Bu anlayışın etkileri hala devam ediyor… 

ÜRETİCİYİ YERİNDE TUTMAK

Birlikleri kara delik haline getiren, siyasilerin bizzat kendileridir. Bu cümleyi hiç unutmadım ve hiç unutmayacağım, zira kuruluşundan itibaren görev yaptığım Karadenizbirlik’ten Genel Müdür olarak ayrıldım. Siyasi baskılara rağmen gereksiz hiçbir işlem yapmadım. Devlet, üreticisini yerinde tutmak ve iç tüketimi karşılamak amacıyla taban fiyatları dünya fiyatlarının üzerinde verdiğinde doğal olarak görev zararları oluştu. Ancak Kararname gereği oluşan zararlar aynı yıl devlet bütçelerine konmadığı için ve Ziraat Bankası’nca %100’lere varan faizler uygulanınca borçlar yıllarca birikti ve fatura birliklere kesildi. 

Küçük bir notla yazıyı bitireyim; Avrupa Birliği (AB) ülkeleri içinde tütünü en yüksek fiyatla alan ülke Yunanistan’dır. AB bakanlar toplantısında konu gündeme geldiğinde, Yunan bakanın eleştirilere yönelik cevabı bir ders niteliğindedir. Diyor ki “Doğrudur. Biz yüksek fiyat veriyoruz. Zira tütün üretimi ile uğraşan 250 bin Yunan aileyi yerlerinde tutmak zorundayız.” 

Biz hiç bir tarımsal ürünün üreticisini yerinde ve üretimde tutmak için yeterli desteği vermedik. Bugün buğday, arpa, bakliyat, mısır, soya, ham yağ, tohum gibi aklınıza gelen her ürünü ithal ediyoruz. 

Ama şu iki soru baki kalıyor: Hangi dövizle ve nereye kadar?

Önceki ve Sonraki Yazılar