1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Edirne Belediyesi’nden çiftçilere Bitki Hastanesi

Edirne Belediyesi’nden çiftçilere Bitki Hastanesi

Edirne Belediyesi, Tohum Bankası’ndan sonra üreticilere bitki koruma danışmanlığı hizmeti vermek üzere, bir bitki hastanesi kuracak. 

Edirne Belediyesi’nden çiftçilere Bitki Hastanesi

Hal Postası - Edirne Belediyesi, Tohum Bankası’ndan sonra üreticilere bitki koruma danışmanlığı hizmeti vermek üzere, bir bitki hastanesi kuracak. 

Salgın hastalık sürecinde atalık tohumların depolandığı Yerli Tohum Bankası kuran Edirne Belediyesi, üreticilere yönelik çalışmalarına bitki koruma konusunda danışmanlık hizmeti verecek olan Bitki Hastanesi’ni de eklemeye hazırlanıyor. Tohum Bankası’nda 120 çeşit tohum saklanıyor. 

Bitki sağlığı konusu, üretimde en yüksek girdi maliyetlerinden biri. Edirne Belediyesi’nin kuracağı Bitki Hastanesi, çiftçilerin üretim maliyetlerini düşürmeye yönelik bir proje olacak. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan tarımsal üretimin ne kadar önemli olduğunu salgın sürecinde bir kere daha gördüklerini anlattı. 

SALGIN SÜRECİNİN KAHRAMANLARINDAN BİRİ ÇİFTÇİLER
Recep Gürkan şöyle konuştu, “Bu süreç tüm dünyada ve ülkemizde sağlıklı gıdaya erişimin insan hayatı açısından ne kadar önemli olduğunu herkesin bir kez daha anlamasını sağladı. İnsanlar sokağa çıkma yasağının ilan edileceğini duyduklarında gece vakti sokaklara ev ya da araba almak için değil ekmek almak için çıktılar. Bu süreçte, gıda arzı hiçbir şekilde kesintiye uğramadı. Çünkü sokağa çıkma yasağı uygulanmaya başlandığında çiftçilerimiz bu yasaktan muaf olarak marketlerin, manavların rafları boş kalmasın diye tarlalarında, bağlarında, bahçelerinde, ahırlarında çalışmaya devam ettiler. Bence bu nedenle bu sürecin kahramanlarından biri de çiftçilerimizdir.” 

İthalata dayalı tüketim anlayışının sürdürülebilir olmadığını anlatan Gürkan Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyelini kullanmak zorunda olduığunu belirtti ve “Üretmez, ithal edersen gün gelir, dünya öyle bir hal alır ki, paran olsa bile ithal edemezsin. Ben milletvekilliği dönemimde de sürekli bunu vurgulamıştım; üretim, üretim, üretim… Artan nüfusumuzu beslemek için üretmek zorundayız. Sağlıklı nesiller yetiştirmek için üretmek zorundayız. İşte bu nokta da tarım ve hayvancılığın önemi ortaya çıkıyor. Unutmayalım ki Tarım varsa, yaşam var” diye konuştu. 

GIDA ENFLASYONUNA KARŞI KOOPERATİF
Karantina sürecinde çiftçilere yönelik çeşitli destekleyici çalışmalar yürüttüklerini anlatan Başkan Recep Gürkan, herkes evdeyken tarlasına gitmek zorunda olan ve üretimin devamlılığını sağlamak için çalışan çiftçilere, sorumluluk alanı dışındaki 37 köy de dahil olmak üzere; kolonya, maske, eldiven ve dezenfektandan oluşan hijyen kiti dağıttıklarını söyledi. 

SİYEZ VE KARAKILÇIK ÇEŞİTLERİ YAYGINLAŞIYOR
Gürkan, sözlerini şöyle sürdürdü, “Köylerimizi sürekli dezenfekte ettik. İl merkezinde tarım ve hayvancılıkla uğraşan mahallelerimizdeki üreticilerimize yerli tohum bankamızda ürettiğimiz fidelerden ücretsiz olarak dağıttık. İthal tohum yerine yerli tohum üretmek ve buğday üreticilerine destek sağlamak için başlattığımız Siyez ve Karakılçık buğdayını ekme ve yaygınlaştırma projemiz başarılı bir şekilde devam ediyor. Bu buğdaylar 14 kromozomludur. İçerdikleri yüksek mineral, lif ve protein değerleriyle çok kıymetli çeşitlerdir. Bizler şu an bu tür yerli buğdayları belediyemizin tarlalarında ekiyor ve çoğaltıyoruz. Daha sonra bu tohumları çiftçilerimize ücretsiz olarak dağıtacağız. Sözleşmeli ekim modeli ile üretimini sağlayıp, piyasa değerinin üzerinde bir fiyatla üreticiden alıp, mamul madde haline getirerek halkımıza sunacağız. Yine müstahsil pazarı kurulması ile ilgili hazırlıklarımız hızla devam ediyor. Üretici ve tüketiciyi buluşturacağımız bir kooperatif modeli ile gıda enflasyonunu en aza indirmeyi planlıyoruz.”

COĞRAFYAYA UYUM SAĞLAMIŞ ÇEŞİTLERİ KORUYORUZ
5553 sayılı Tohumculuk Yasası’yla üreticinin kendi ürettiği tohumları satmasının yasaklandığını hatırlatan Recep Gürkan ürettiği tohumu satmayıp kendisi ekse bile, sertifikalı olmadığı için desteklemelerden yararlanmadığını söyledi. 

Gürkan şöyle konuştu, “Çiftçi hibrit tohuma muhtaç kalmıştır. Söz konusu hibrit tohumun ömrü de maalesef bir ekim süresiyle sınırlı. Bu tohumlardan ertesi yıl tohum üretemiyorsunuz. Dolayısıyla çiftçi, her yıl tekrar tekrar yeni tohum satın almak zorunda. Tabi tohumun yanı sıra bir de bol bol zirai ilaç alma zorunluluğu ortaya çıkıyor. Çünkü bu tohumlar her coğrafyaya uyum sağlayamıyorlar. Çeşitli hastalıklara yakalanıyorlar. Oysa ülkemiz tam anlamıyla zengin bir gen kaynağıdır. Yerli atalık tohumlarımız bulundukları bölgenin çevre, iklim, toprak koşullarına uyum sağlamayı başarmış; genetiği ile oynanmamış, insan eli ile müdahale edilmemiş saf ve doğal yerli çeşitlerimizdir. Ancak özellikle 2006 yılından sonra yerli tohumların ekilişinin azalması, bu tohumların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasına yol açmıştır.”

ULUSAL GEN BANKASI BAZI ÇEŞİTLERDEN ÖRNEK ALDI
Belediye’nin ziraat mühendislerinin Trakya’nın her köyünü gezerek ata mirası 120 çeşit tohum topladıklarını belirten Başkan Gürkan, “Bu tohumlarımız Yerli Tohum Bankamızda -18 derecede koruma altına alındılar. Düzenlediğimiz tohum takas şenliği ile bu tohumların bir kısmını çoğaltmaları şartı ile üreticilere dağıttık. Özellikle sebze tohumlarının altın fiyatları ile yarıştığı bir ortamda bu tohumlarımız ve bu tohumlardan ürettiğimiz fidelerimiz çiftçilerimize adeta can suyu oldu. Geçtiğimiz kış Ankara’dan Ulusal Gen Bankası’ndan gelen yetkililer Yerli Tohum Bankası’nı ziyaret ederek tohumlarımızdan aldılar ve Ankara’ya götürdüler.” 

Önceki ve Sonraki Haberler