1. HABERLER

  2. SANAYİ

  3. Dünya nereye gidiyor; tarım nereye?

Dünya nereye gidiyor; tarım nereye?

Dünya siyaseti kendine yeni bir şekil verirken tarım sektörü bundan ayrı kalmayacak.

Dünya nereye gidiyor; tarım nereye?

Ortadoğu’da terör ve savaş nedeniyle meydana gelen muazzam göç hareketi, çağlar öncesinde gerçekleşen büyük göç hareketlerine hem yönü, hem de sonuçları itibarıyla çok benziyor. Doğulular Batı’ya göç ediyor; Batı bu ani demografik hareketliliğe hazırlıksız yakalanıyor ve “Batılı değerler” dedikleri ilkeler derinden sarsılıyor… 

Zaten büyük göç hareketlerine hazırlıklı yakalanamazsınız. 

Dolayısıyla şu tahmini yapmak mümkün; Batı’da önemli yapısal değişiklikler gerçekleşecek. Bunun bazı işaretlerini görmeye başladık bile. Önemli olan bu işaretleri anlamlı bir bütün halinde değerlendirip yolumuzu çizmektir. 

İTHALATTA DAHA TEMKİNLİ İHRACATTA DAHA AGRESİF

Batı dünyası milliyetçi eğilimlerin arttığı bir profil çizerken, göçmen sorunu birçok ülkede –hangi siyasi kanatta yer alırsa alsın– hükümet politikalarını da biçimlendiriyor. Meseleyi uzatmadan tarım sektörüyle bağlamak gerekirse, Batı’da artık daha korumacı ve ithal ederken temkinli; ihraç ederken daha agresif bir eğilim görmek şaşırtıcı olmaz. Uluslar artık birbirilerine ticari yaptırımlar ve ambargolar yoluyla istediklerini yaptırma yolunu seçiyor. Bugün alınan bir karar yüzbinlerce üreticiyi ihya edebiliyor veya korkunç bunalımlara sürükleyebiliyor. 

Bütün bunlara onyıllardır tartışılan, gıda alanında küresel yeterlilik tartışmalarını ilave edersek şunu açıkça vurgulamak gerekir: bir ülkede tarım sektörünün izleyeceği yol; üretici, ihracatçı, ithalatçı ve siyasetçinin tam işbirliği ile çizilmeli; işler mutlak ve eksiksiz bir koordinasyonla yürütülmelidir. 

Yoksa çiftçi perişan olur. Türkiye gibi temel geçim kaynağı tarım olan bir ülkede bu önermenin taşıdığı önem ve haklılığı, herhalde takdir edilecektir. 

Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrılması kararı, en büyük batılı siyasi birliğin içinde panik havası yarattı. Tarımsal desteklemeler, üretim planları ve hatta pazarlama stratejilerinde ortak yürüyen birçok ülkede çiftçiler bugün nelerle karşılaşacakları konusunda büyük tedirginlik yaşıyor. 

TÜRKİYE

Türkiye ise henüz kalıntı sorunu gibi çok önemli meselelerde dahi arzu edilen mesafeyi alabilmiş değil. Halbuki bugün bu konuda müthiş fırsatların yaklaştığını gösteren işaretler var. Biyolojik mücadele, entegre mücadele, kalıntısız üretim gibi konularda hızlı ve etkili bir program yürütülmesi halinde belki güçlü tüketici konumundaki bazı AB ülkeleriyle sürdürülebilir tedarik anlaşmaları yapılabilir. 

Bunun veya benzer işbirliklerinin karşısında hiçbir engel yok. Neyin nasıl yapılacağını yakın tarihli örneklerle gittik, yerinde gördük ve öğrendik. 

Sadece hızlı ve etkili olmak… Bunu başarmak gerekiyor. 

 

Hal Postası

Önceki ve Sonraki Haberler