1. HABERLER

  2. MEYVE

  3. Coğrafi işaret yetmez markalaşma şart

Coğrafi işaret yetmez markalaşma şart

İhracat ürünlerinde markalaşma olmadan, coğrafi işaret tescili piyasada istenen etkiyi vermiyor.

Coğrafi işaret yetmez markalaşma şart

Hal Postası - İhracat ürünlerinde markalaşma olmadan, coğrafi işaret tescili piyasada istenen etkiyi vermiyor.

Pandemi sürecinde Türkiye’deki birçok sektörde ihracat rakamlarında artışlar oldu ancak tarım ürünleri ihracatçıları daha şanslıydı. 63 ülkeye ihracat yapan Eren Tarım’ın Pazarlama Direktörü Coşkun Eren, salgın süreci başlarken sıkıntılı birkaç hafta geçirdiklerini ancak sonrasında cirolarının hızla arttığını söyledi. 

Coşkun Eren şöyle konuştu, “Toplamda 63 ülkeye ihracat yapıyoruz. Her sene aktif ihracat yaptığımız 40 ülke var. 15-20 ülkedeki durumlar sezona, siyasi koşullara göre değişkenlik gösterebiliyor. Biz bu 40 ülkeyi belli bir rotasyona aldık. Pandemi döneminde bütün sektörlerdeki ihracat oranı arttı ama gıda sektörü pik yaptı. Özellikle de narenciye ihracatında. Pandemi sürecinde ciromuz arttı, şikayet edecek bir durum yok ama bu süreçte mesela, düzenli çalıştığımız özellikle de Avrupa ülkelerine 1-1,5 ay ürün gönderemedik. Ülkeler sınırlarını aynı dönemlerde kapatmadığı için, bir şekilde riski dağıtarak, yani ciroyu bölerek diğer ülkelere ihracat yaptık. Ürünlerimizin büyük kısmını tek ülkeye verseydik ve o ülkede bir problem olsaydı, çok zorlanırdık. Rusya’yla yaşanan uçak krizi, bu bölgede 3 fabrikayı kapattırdı, iflas ettirdi. Bu nedenle riski bölmede çok titiz davrandık.” 

SALGIN SÜRECİ SINIR GEÇİŞLERİNDE SORUN YARATTI
Türkiye’de narenciye ihracatına bir süre kısıtlama getirilmesine rağmen süreci idare edebildiklerini anlatan Coşkun Eren, salgın nedeniyle gümrüklerde bazı sorunlar yaşadıklarını da kaydetti ve şunları ekledi, “Özellikle pandeminin ilk 2 ayı sıkıntılıydı. Avrupa’da herhangi bir ülkeye mal yollarken hemen hemen 6 farklı ülkeden geçmek zorunda kalınıyor, örneğin. Lojistiği kendimiz yaptığımız için süreci iyi atlattık diyebilirim. Ama mesela tır yola çıkıyor ve sınıra yaklaşana kadar o sınırın pandemiden dolayı kapanacağını bilmiyoruz. Ya da diyorlar ki, ‘Sınırdan gir ama 14 gün karantina süreci var.’ Yaş sebze-meyvede 14 gün bekleme lüksümüz yok, haliyle. Bunlar sürecin sıkıntılı anlarıydı.”

MARKALAŞMA OLMADAN COĞRAFİ İŞARET YETERLİ DEĞİL
Ağırlıklı olarak narenciye ürünleri ihraç eden şirket, sezona veya talep eden ülkenin şartlarına göre 60 farklı ürünü ihraç edebiliyor. Bursa Siyah İnciri de bunlardan biri. 

İhracat piyasalarında büyük ilgi gören coğrafi işaret tescilli Bursa Karası’nın yetiştiği bölgenin önemli olduğunu anlatan Coşkun Eren, Bursa Karası’nda Çikita Muz veya Washington Portakalı gibi bir markalaşmanın söz konusu olamadığını belirtti. Eren şunları kaydetti, “İhraç ettiğimiz ürünlerde Bursa Siyah İnciri ya da Malatya Kayısısı gibi ürünlerin adlarını elbette vurguluyoruz. Ama ihracatçı gözünde bu, coğrafi tescilden ziyade, o bölgenin ürününün iyi olduğunu gösteriyor. Burada Washington Portakalı ya da Çikita Muz gibi bir markalaşmadan bahsedemiyoruz, maalesef. Çünkü ben ürünü toptancıya veriyorum ama ürünün gittiği ülkedeki halk, tezgahtaki incirin Bursa’dan mı ya da başka bir yerden mi geldiğini bilmiyor. Umursamıyor da. O nedenle ihracata olumlu ya da olumsuz yansıyıp yansımadığını bilemiyorum. Yurt dışındaki herhangi bir markete giren birisi market görevlisine “Bursa inciri geldi mi acaba?” sorusunu sorduğu gün biz bu işi bitirmişiz denektir. Markalaşma bu yüzden çok çok önemli. Marka dünyanın her yerinde ürünü öne çıkarıyor. Ülkemizin 4 yanı cennet, çok kaliteli yöreye has ürünlerimiz var, bunları dünya markası yapma yolunda uğraşların artması gerekli.” 

TARIM ÜRÜNLERİNİN YERLİLİK VASFI YÜKSEK
Tarım ürünlerinin birçok girdisiyle yerlilik vasfı taşıdığını anlatan Eren, Türkiye’de yetişen ne varsa ihraç ettiklerini söyledi. Eren sözlerini şöyle tamamladı, “Ağırlıklı olarak 60 ürünümüz var. Ana kalemleri narenciye ürünleri ve limon oluşturuyor. Yılda 14-15 bin ton limon, 25 bin ton narenciye satıyoruz. 10-15 bin ton da diğer meyve ve sebze çeşitlerine talep oluyor. Başka ülkelerde sel ya da başka sebeplerle sorun olup da fiyatlar arttığında, diğer kalem ürünlerden de sipariş alıyoruz. Tarım sektörü ülkemizin bir lokomotifidir diye düşünüyoruz. Ülke için ihracat çok önemli, çünkü ülkemize döviz giriyor. Yerli girdilere dayalı, yerli ürünlerin daha çok ihraç edilmesini arzu ediyoruz. Türkiye özelinde 100 Milyon dolarlık tarım ürünü ihracatı neredeyse 800-900 milyon dolarlık araba ihracatına bedel oluyor. İhracat yerli ve milli olduğunda önemi ve faydası 10 kat artıyor.”

Önceki ve Sonraki Haberler