1. YAZARLAR

  2. Muhsin Nuraydın

  3. Çiftçi ağlıyor! Üreticinin feryadını duyan yok mu?
Muhsin Nuraydın

Muhsin Nuraydın

Yazarın Tüm Yazıları >

Çiftçi ağlıyor! Üreticinin feryadını duyan yok mu?

Son 5 yıldır tarımsal üretimde özellikle küçük üreticiler için işler pek yolunda gitmiyor. 

Yıllardır ülkem çiftçisinin, köylüsünün, tarım ve hayvan üreticilerinin feryadı yükseliyor. Yaklaşık iki aydır bu feryat ülkenin dört bir yanında daha da ciddi boyutlara ulaştı. 

Peki, sorunun ana kaynağı ne? Aslında, ulusal medya eskisi gibi dillendirilmese de, hemen herkesin bildiği ve sık sık bahsettiği meseleler. Tarlada para etmeyen ve tüketiciye ulaştığında da ateş pahası olan meyve/sebzenin bilinen hikayesi. 

Son yıllarda üretimden gelen eski kazancını yitiren köylü, çıkmaz bir sokağa girdi. Her yıl bir umut “bu sezon ürünüm para eder” düşüncesiyle borçlanmayı göze alarak üretimini sürdürdü. Kredi kullanarak yeni yatırımlar yaptı. Ancak her geçen yıl girdi maliyetleri artarken, gelirinde bir milim ilerleme olmadı. 

İHRACATTAKİ DARALMA SALGINLA BİRLEŞİNCE

Sonunda deniz bitti. Tarım üreticileri uçurumun eşiğinde. Hatta uçurumdan aşağıya tepetaklak gitmeye başladı. 

Sorunlar ihracattaki daralama ile başladı. İlk önce, Suriye iç savaşıyla birlikte yaş sebze meyve ihracatında Ortadoğu kapısı neredeyse tamamen kapandı. Kuzey komşularımızın kota uygulamaları sorunu biraz daha derinleştirdi. AB ülkelerine ihracat zaten oldum olası “kalıntı” probleminden kaynaklı sürekli olarak istikrarsız. (Bu konuyu ileride “Zehirleniyoruz” başlığı altında ayrı bir yazıda derinlemesine işleyeceğim.)

Bu saydığımız olumsuzlukların üstüne, tüketimde “pandemi” kaynaklı daralma da tuz biber oldu. Çünkü Covid-19 salgını günlerinde restoranların kapatılması ve turizmdeki daralma tüketimin ciddi anlamda azalmasına neden oldu. Büyük ölçekli tüketim yerlerinin alımı azaltması, işleri daha da zora soktu. 

Son iki aydır takip ediyorum. Ülkenin farklı noktalarında çiftçiler, Tarım Kredi Kooperatiflerinin önünde defalardır toplanıyor, kapısını aşındırıyor ve taleplerini iletiyorlar. İki kez Ankara’ya gittiler. Tarım Bakanlığı’nda, TBMM’de yetkililerle görüşen ve çok basit insani taleplerini ileten üreticiler şimdiye dek herhangi somut, elle tutulur bir sonuç alamadılar. 31 Mart 2021’e kadar hiçbir haciz ve tedbir kararının uygulanmayacağı gibi küçük sözler verilmiş; ancak bu sözler de tutulmamış. 

Üreticiler, hala her gün yüzlerce tebligat ve haciz işlemleriyle karşı karşıya kalıyorlar. Üretimlerinde hayati öneme haiz üretim araçlarına (traktörler ve canlı hayvanlar da dahil) haciz konuyor. 

35 BİN LİRA BORÇ İKİ YILDA 235 BİN LİRA OLDU

Trajik hikayeler yüreğimi dağlıyor. Kullanılan kredilerin faiz yükü altında ezilen üretici kan ağlıyor. Burada bireysel örnekleri sıralamaya kalksam kalın ciltli 3, 4 romana sığdırırız. Sadece tek bir örnek vereyim: “3 yıl önce Tarım Kredi Kooperatifi’nden 70.000 lira kredi kullandım. 35.000 lirasını ödedim. Kalan 35.000 lira borcum 2 sene içinde 235.000 bin liraya çıktı. Şu anda 235.000 lira için icraya verilmiş durumdayım. Ben 35.000 lirayı ödeyemezken şimdi faizi ile birlikte 235.000 lirayı nasıl ödeyeceğim?” 

İki aydır Bakanlar Kurulu toplantısı olan her Pazartesi akşamı, mağdur çiftçiler bir umut televizyon başında haber kanallarının karşısındaki yerlerini alıyorlar. Pür dikkat Bakanlar Kurulu’nda alınan kararları öğrenmek için gözlerini televizyon ekranlarına dikiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, açıklamalara başladığı anda nefeslerini tutarak, soluksuz izlemeye başlıyorlar. Umutla kendilerini sevindirecek bir kararın açıklanmasını bekliyorlar. 

Şu ana kadar maalesef beklentileri boşa çıktı. 

KOLAYCA KARŞILANABİLECEK 3 TEMEL TALEP

Şimdi 02 Şubat 2021’de yine ülkenin dört bir tarafından Ankara’ya akacaklar. Tarım Kredi Kooperatifleri’nden kredi kullanan köylünün aslında çok basit ve insani 3 temel talebi var. Bunlar:

  • Hacizler durdurulsun,
  • Faizler silinsin
  • Kredi borçları yapılandırılsın.

Kişisel olarak ben anlayamıyorum. Bu basit ve insani talepleri karşılamak çok mu zor? 

Köylü ağlıyor. Lütfen bu üreticilerin feryadını duyalım. Seslerine duyarsız kalmayalım. Biz tüketiciler de bu problemlerin bir parçası ve mağduruyuz. Seslerine ses katıp basit ve insani taleplerinin karşılanması için yanlarında olalım. 

TÜKETİCİLER DE ÇİFTÇİ YE DESTEK VERMELİ

2 Şubat 2021 Salı sabahı TKK mağduru işçiler yine Ankara’da olacaklar. Ömer Sarı’dan aldığım bilgiye göre, Salı sabahı saat 10.30 civarında önce Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Merkezi’nin önünde toplanacaklalar. Seslerini TZOB Genel Başkanı’na duyurmaya çalışacaklar. Ardından saat 13.00 gibi TBMM’ye gidecek ve onlara destek veren Milletvekilleriyle buluşacaklar. Bazı temsilcilerinin İyi Parti ve CHP grup toplantılarında söz alıp sorunlarını dile getirmeleri bekleniyor. Haydi tüketiciler dayanışmaya! Dayanışma yaşatır. Daha adil bir ekonomik yapı için; ya birlik olacağız ya da yok olacağız.

Önceki ve Sonraki Yazılar