1. YAZARLAR

  2. Erdem Güner

  3. Birliklere gerek yok! Çiftçi zaten örgütlü!
Erdem Güner

Erdem Güner

Gazeteci / Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Birliklere gerek yok! Çiftçi zaten örgütlü!

Dünyanın her yerinde çiftçilerin örgütlenmesinden bahsedilir. Bizim ülkemizde de hiç bitmeyen tartışmadır. 

“Çiftçiler örgütlenmelidir ama...” diye başlayan sayısız ölü doğmuş tez, sürekli anlatılır durur. O "...ama..." her şeyi başlarken bitirir. 

Öte yandan üretici örgütlenmesi, bir mücadele süreci ister. Mücadele etmeden örgütlenemezsiniz çünkü çiftçinin, üreticinin örgütlenmesini çiftçiden, üreticiden başka hiç kimsecikler istemez. 

Sürece engel olmak için herkes elinden gelen her şeyi yapar. Onun için mücadele etmeniz gerekir. 

MARKETLER TÜM DÜNYADA ÇİFTÇİNİN ÜÇ KURUŞUNUN PEŞİNDE

Mesela Avusturya’daki bir olay ibret vericidir. Avusturya’nın bazı bölgelerinde giderek yaygınlaşan bir uygulamayla üreticiler kendilerine ait ürünleri, self-servis gidip satın alabileceğiniz küçük satış kulübeleri oluşturuyorlar. 

Gidiyorsunuz kulübeye, girip kendi kendinize satın alıyorsunuz, çıkıyorsunuz. Tarım işletmelerinin genellikle yola bakan yerlerinde kurulan ve Direkt Satış Kulübesi adı verilen satış odaları, 7/24 esasıyla çalışan çok etkili bir satış kanalı. 

Ancak Avusturya’daki süpermarketler, uygulamaya karşı dava açtılar. Covid-19 salgını nedeniyle Direkt Satış Kulübelerinin iş hacimleri de çok hızlı arttı. 

Açılan davanın avukatı temel dayanağın; marketler 72 saat satış yapabiliyor iken; Direkt Satış Kulübelerinin sürekli satış yapabilmesi olduğunu söylüyor. Yani dava, bir tür rekabet davası. 

Kimbilir kaç süpermarket var davaya müdahil olan! 

Ama bir avukat var. Devasa sermayelerle kurulan süpermarketler birlik olup bir avukat tutmuşlar. Her şey bir yana, mahkeme masrafları bile hiç biri için matah paralar değildir. 

ÇİFTÇİNİN DERDİ PARA KAZANMAK 

Ülkemizde de üreticilerin örgütlenmesiyle ilgili çokça yazılıp çizilmiş; çokça atılıp tutulmuştur. 

Türkiye’de üretici birlikleri yoktur. Kooperatifler vasıtasıyla iyi kötü örgütlenen bazı çiftçiler de buraların siyasetin sıçrama tahtası olmaları nedeniyle aradıklarını genellikle bulamazlar. Bu tür yapıların en önemli faydası çiftçinin daha kolay ve daha çok borçlanmasına hizmet etmektir. Kredi verirler. 

Halbuki çiftçinin derdi borçlanmamak, yahut borçtan kurtulmaktır. Yani para kazanmaktır. 

Ortak olduğu kooperatif sayesinde ayni ya da nakdi kredi alabilir. Kooperatifler onun dışında pek bir işe yaramaz. 

ÖRGÜTLENMEK NEYE YARAR?

Öyleyse, mesela bir çiftçi birliği neye yarar sizce? Ben aklımdakileri sıralayayım. Birlik varsa;… 

  • Üreticiler kendi ürünlerinin sezonluk fiyatını belirleyebilirler. 
  • Üreticiler girdi tedarikini tek elden birlik aracılığıyla yaparlar ve çok daha ucuza mal ederler. 
  • İmece usulü ile nakliye araçları, depo, işleme tesisi, soğuk oda, sulama projesi, sağım tesisi benzeri teknolojik donanım yatırımlarını birlikte yapabilirler. 
  • Tek elden pazarlama yapabilirler, birlikte yeni pazarlar bulabilirler.
  • Tek başlarına asla yapamayacakları bir şeyi; ürünlerinin ve birliklerinin tanıtımını birlikte yapabilirler. 
  • Yasal düzenlemelerde çiftçi aleyhine gelişmeler olursa hep birlikte tepki verebilirler; olumlu gelişmeleri ise kendileri başlatabilirler. 
  • Bütün bunlar ve daha birçok şey için uzman danışmanlardan, bilgi ve deneyim satın alabilirler. 
  • Birbirlerinin borçlarını Birlik çatısı altında sahiplenebilirler ve borç altında yaşamaktan sırayla kurtulabilirler. 

Ortalama bir üretici, bunların hiç birini tek başına yapamaz. 

Çiftçilerin, süpermarketlerin üreticinin hakkına yönelik dolaylı, dolaysız tasarruflarına karşı yapacağı hiçbir şey de yoktur. Dava açmaya da, siyaseten mücadele etmeye de gücü yoktur. 

Domatesin süpermarketlerde promosyon ürünü yapılmasının önüne geçebildiler mi? Hayır. Konuşmak dışında kimse bir şey yapamadı. 

SEKTÖRÜN TEK ÖNEMLİ PROBLEMİ: ÇİFTÇİ BORÇLARI

Borçlanma konusunda biraz iddialı bir laf edelim; bu borçlanma konusu tarımsal üretim sektörünün tek önemli meselesidir. Bunu çözdüğünüz zaman başka sorunlarımızın hepsini de çözersiniz. Örgütlenme dahil… 

Şimdi, çok hassas başka bir mevzu var; biz de yukarıda bir şekilde söyledik; derler ki “Türkiye’de çiftçi örgütsüzdür”, “Tek başınadır”, “Örgütlenemediği için de, işte, haklarını savunamaz”… 

Halbuki gerçek böyle değil. 

ÇİFTÇİ GERÇEKTEN ÖRGÜTSÜZ MÜ?

Hayır. Türkiye’de çiftçi, üretici gayet örgütlüdür. 

Demiştik ki “Türkiye’de üretici birlikleri yoktur.” Üretici birlikleri yok ama başka türlü birçok örgütlenme var ve çiftçiler buralarda örgütlenmeyi tercih ediyorlar. 

Mesela, kendisini sömüren tüccarın yöneticilik yaptığı siyasi partinin çatısı altında örgütleniyor. 

Mesela, borçlu olduğu ve borcunu bir türlü bitiremediği hal komisyoncusunun sözleşmeli çalıştığı çiftçilerden biri olarak, kendini güvende hissediyor ve kendini örgütlenmiş sayıyor. 

Veya ürettiklerini, mensubu olduğu cemaat ya da tarikattan yahut aşiretinden birilerine satıyorsa, gene kendini örgütlenmiş addediyor. 

Yahut sırayla her sene dolaşıp durduğu ama bir türlü para ödeyemediği zirai ilaç bayilerinin, alacakları yüzünden kendisini asla terk etmeyeceğini düşünerek gene bir tür örgütlülük hali içinde olduğunu zannediyor. 

Öyle ya! 3 km çapta yüzlerce bayi var! 

Eh! Arazisi de mülkse, havada karada örgütlüyüz demektir! 

KÖYLÜNÜN ELİNDEN KİM TUTAR?

O nedenle çiftçilerin örgütsüzlüğünden, Türkiye’de üretici birliklerinin eksikliğinden bahsederken daha temkinli olmakta fayda var. 

Belki de üretici birliklerine gerek yoktur. 

Tabi bütün bunları köylünün, çiftçinin, üreticinin; yaptığı iş nedeniyle bir araya gelmesi gerektiği inancıyla yazıyoruz. 

Yüz bin yıllık bir gerçeği hatırlatayım: Yaptığın işte beraber olmadığın hiç kimse senin elinden tutmaz, tutamaz. 

Önceki ve Sonraki Yazılar