1. YAZARLAR

  2. İsmet Gökkaya

  3. Analiz şart!
İsmet Gökkaya

İsmet Gökkaya

Yazarın Tüm Yazıları >

Analiz şart!

Yurdumuzun üretim yapılan kesimlerinde, üretilen ürünün kaliteli olması gerekir. Bu gereklilik sadece sebze meyve için değil; ister hizmet olsun ister ürün, üretilen her şey için geçerlidir. 

Bizim uğraşı ve ilgi alanımız sebze ve meyve ağırlıklı olduğu için bu konudaki gözlem ve değerlendirmelere ağırlık veriyoruz.

Batı Akdeniz’in yaz döneminde üretim yapılan bölgelerinde bu sezonla ilgili yaşananlara değinmek isterim. Sezonda gözle görülenler, üretimdeki kalitenin önemli ölçüde düşmesi ve sebzelerde ciddi boyutlara varan hastalık problemleri oldu. 

Hastalığa yakalanan bir sebze türünden kaliteli ürün beklenemez. Birçok üretici hastalıklardan dolayı ikinci ya da üçüncü kez dikim yapmak zorunda kaldılar. Geçmiş yıllarda az görülen ama her geçen yıl etkisi artan hastalıkların ve üretimde kalite düşüşünün belirli nedenleri var elbette. Bu konuyu alanında teknik olarak araştıran mühendis ve üreticilerle görüştük. Bu uzmanlar, 2020 yılına özgü bazı özel durumlar olduğunu söylemekle beraber, bilinçli üretim ve teknik bilgi eksikliğinin önemli bir sorun olmaya devam ettiğini söylüyorlar. 

Üreticilerimiz, sebze ve meyvede hastalık mücadelesini genelde kulaktan dolma bilgi ve uygulamalarla yapıyor. Üretim alanında teknik uzmanlar tarafından yerinde tespit yapılmadan mücadele uygulaması yapılıyor. Uzman reçetesi olmadan, uzman tavsiyesi olmadan kulaktan dolma bilgilerle iş yapılıyor. Girdi temini konusunda da uygun olmayan yollara başvuruluyor. Etiket içeriği ile gerçek içeriği bir olmayan merdiven altı girdiler kullanılıyor. 

Bu konuda denetim eksikliği de başka bir sorunumuzdur. Denetim çalışmaları yetersiz kalıyor. Kamuda sebze meyve üretiminden sorumlu birimler, teknik bilgi olarak destek vermeye çalışıyorlar ancak bu da yeterli olamıyor. 

Tüm bu sorunlarla beraber en çarpıcı konu olarak üretim yapılan alanlarda ekim öncesi ve yetiştirme süresince toprak ve hastalık analizleri yapılmıyor. Kısmen analiz yaptıranlar olsa da sayıları çok düşük kalıyor. Analiz sayısının yetersiz olmasının iki önemli nedeni var. Biri analiz maliyetlerinin yüksek olması. Diğeri ise yeterli sayıda laboratuvar bulunmaması. 

Peki, yeter sayıda laboratuvar olsa ne değişirdi? 

Donanımlı ve de maliyeti daha uygun laboratuvarlar olabilseydi, üretici ekim öncesi ve de yetiştirme sezonunda gerekli tahlillerle toprağının hangi ürün için daha uygun olacağı konusunda bilgi sahibi olurdu; ekimini de ona göre yapardı. Yani “Bu yıl bu sebze fazla para etmez, o sebze az para eder, ben şunu dikeyim” değil de; “Benim yerim şu ürünlere daha uygun, onu dikmeliyim” mantığını uygulamaya geçirip kaliteli ürün yetiştirebilirdi.

Bunun içinde özel sektörün gerekli yatırımı yapacağını da düşünmüyorum açıkçası. Çünkü özel sektör ticari hesaplarla yatırım yapar. Bu durumda konu ülkemizin tarım politikalarına kalıyor. 

Kamuda üretim ve kalite birimlerimizin analiz konusunda üreticimize teknik ve uygulama safhalarında üreticiyle birebir çalışmaları gerekir. 

Bu bir tarım politikasıdır. Bu konular daha bir ciddiyetle ele alınıp ülkemiz kazanımları için uygulamaya geçirilmesi arzumuzdur. Yoksa her geçen gün kalitesiz üretimle karşı karşıya kalıp, ekonomi ve sağlık olarak kaybeden oluruz.

Ben bu konuya şöyle bakıyorum, bizlerin sağlıklı insan nesilleri yetiştirmemiz için dengeli ve yeterli beslenmemiz ne kadar önemli ise, her hangi bir rahatsızlığımız durumunda teşhis ve tedavi için tahliller yapılıyor ve ona göre tedavi uygulanıyorsa; sebze ve meyve üretiminde de aynı hassasiyet ve itinayla davranmak gerekir. 

Önceki ve Sonraki Yazılar