07.08.2018
Salı
Türkiye’nin belki 100 yıldır ara sıra hatırladığı toprak reformu fikri; devletin elindeki arazilerin yoksul ama üretmeyi bir şekilde becerebilen topraksız köylülere tahsis edilmesi öncül fikrine dayanıyordu. 
 
Tabi ülkemizde devlet arazi dağıtacak dediğinizde köylüye sıra gelir mi bilinmez. 
 
Bir zamanlar toprak reformu tartışmalarıyla devletin elindeki verimli arazilerin üreticilere tahsisinden bahsedildi ama her seferinde o hesap hiç açılmadan kapatıldı. 
 
Zaman geçip gitti. 
 
Belki toprak reformundan anladığımız şekilde değil ama bugün kiralama yoluyla devletin elindeki arazilerin üreticilere tahsisi konuşuluyor. 
 
“İyi kontratlar yapacağız”
Son genel seçimden sonra Tarım ve Orman Bakanı olarak görevlendirilen Bekir Pakdemirli, sektörün içinden bir profesyonel olarak bir açıklama yaptı. Dedi ki, “Devletin çok mümbit toprakları var. Bunları ilerleyen dönemde kiralamaya açmak istiyoruz. Burada işte kooperatifleşmenin önemi ortaya çıkıyor. Tek kişinin, 3-5 kişinin yetmeyeceği güçlerde bu kiralamaları yapıp çok büyük arazilerde, ölçek ekonomisine uygun tarımı, hayvancılığı yapma imkanımız olacak…//… Güzel bir kira kontratı yapacağız. İyi kontratların üzerinde bunların halkımızla buluşmasını sağlayacağız. Hem üreticilerimize bir kazanç kapısı imkanı olacak hem de tüketici yerli ürünlerden dolayı, gıda enflasyonundan bir nebze daha kurtulmuş olacak”…  
 
Bakanın vurguladığı kooperatifleşme; gıda arzının artması gibi olguları şimdilik kenara koyarak; ölçek ekonomisi anlamında derhal ve çok çabukça fayda üretmeye başlayabilecek olan varlıklı tarım yatırımcılarının düşüncelerini merak ettik. 
 
“10 yıllık kiralanmış arazide kesme çiçek işi büyümez”
Özellikle kesme çiçek segmentinde arazi maliyetleri ile ölçek çatışmasının sıkıntısını bildiğimiz için bu alandaki önemli isimlerden birine; Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı İsmail Yılmaz’a sorduk. 
 
Hal Postası: Sayın Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanı Sayın Bekir Pakdemirli’nin devlet arazilerinin kiralanması hakkındaki açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektöre nasıl bir etkisi olur? 
 
İsmail Yılmaz: “Devletin elindeki arazilerin kiralanması bizim uzun süredir üzerinde düşündüğümüz bir konu. Dolayısıyla Sayın Bakan’ın açıklamasını bir yanıyla çok sevindirici bulduk. Ama hemen bir şey söyleyeyim; tarımsal üretimin; özellikle de kesme çiçekten bahsedeceksek, kesme çiçek üretiminin kendine özgü nitelikleri var. Mesela bugün en büyük sorunlarımızdan biridir ve ihracat kapasitemizi de kısıtlayan bir sorundur; çeşitlilik konusu. Herkes karanfil üretir. Neden? Çünkü karanfil basit iptidai seralarda kısa sürede dönüş sağlayacak şekilde üretilebiliyor. Ama bazı önemli ihracata çok uygun çeşitleri üretmeniz için pahalı yatırımlarınız olması gerekiyor. O yatırımları da 10 yıllığına kiraladığınız arazilere yatırmazsınız! Kimse cesaret edemiyor! Bazı çeşitler 3 ila 4 yılda ticari kapasiteye erişiyor. Siz 10 yıllık bir arazi kiralayıp da katma değeri yüksek farklı kesme çiçekler yetiştireyim diyemezsiniz. Buna güç yetmez. Gerek de yok çünkü araziyle işiniz hemen bitiyor! O nedenle ilk akla gelen konu kiralamaların uzun süreli yapılmasıdır. 30 yıl, 40 yıl, 50 yıl gibi vadelerde kiralanırsa yatırımcısının ufku da ona göre biçimlenir ve daha girişimci, daha esnek düşünebilir. Bu da hem ürün çeşitliliğini, hem ihracatı, hem de pazardaki özgüvenimizi mutlaka tetikleyecektir”. 
 
“Dekar başına 1 işçi”
Hal Postası: Peki, devletin teşvik, destekleme gibi uygulamaları zaman zaman suiistimal edilebiliyor. Dolayısıyla devlet kendini koruyacak tedbirleri alacaktır. Nasıl bir denge kurulabilir? Yani yatırımcıların da bazı taahhütler vermesi gerekmez mi? Araziyi kiraladım, 50 yıl ben kullanacağım. Tamam da neden versin devlet yahut neden başkasına vermesin de, bana versin?
 
İsmail Yılmaz: “Bildiğim kadarıyla Sayın Bakan bu kiralama düşüncesini ifade ederken ‘iyi kontratlar’ gibi bir ifade kullandı. İyi bir kontrat, tarafların haklarını dengeli şekilde gözeten ve her iki taraf için de önemli faydalar üreten kontrattır. Atıl duran varlıkların üretme kabiliyeti ve isteği olan insanlara tahsisi, dünyada da pek çok örneğini gördüğümüz bir uygulama. Yatırımcı neler yapabilir? Mesela devlet diyebilir ki ‘Dekar başına bir işçi istihdam edeceksin”. Bu oran kesme çiçek sektörü için makul bir orandır. Kiralanan arazi genişliği doğrultusunda yeni iş imkanları üretme şansımız olur. İhracat miktarıyla ilgili alt limitler koyabilir mesela devlet. Diyebilir ki, ‘en az 2 milyon dal kesme çiçek göndereceksin’. Zaten böyle bir uygulama olsa kesme çiçek ihracatında çok önemli etkileri olur; hemen birkaç yıl içinde istatistiklere doğrudan yansıyacağını düşünüyorum.” 
 
“Ülkeye 200 dolar sokmak için 210 dolarlık ihracat yeter”
Hal Postası: İhracata olumlu etkisi olacak diyorsunuz. Öte yandan devlete nasıl bir faydası olur? Arazileri neden kesme çiçek üreticilerine tahsis edelim mesela? Başka sektörler de faydalanabilirler?
 
İsmail Yılmaz: Tarımın genelini düşünerek söylüyorum; sektörün en büyük sorunu arazidir. Geçmişte turizme yapılan tahsislerin benzeri bir uygulama tarım için de yapılabilir. Bakanlığın böyle bir programı uygulamaya sokması, tarımsal üretimi sadece miktar olarak değil, kalite olarak da yükseltecektir. Bu da doğrudan ihracata etki eder. Biliyorsunuz kesme çiçek sektörü hacim olarak çok büyük sektörlerle yarışır ama çok anlamlı bir konuda yarışır; katma değer konusunda! %95 oranında yerli kaynaklarla üretilen bir üründür. 1000 dolarlık ihracatınız, ülke ekonomisine 950 dolar sokuyor. Başka bir sektörde 1000 dolarlık ihracat yapıyorsunuz ama 800 dolar da hammadde ve parça ithal ediyorsunuz. Ülke olarak 200 dolar sokarsınız memlekete. Biz 210 dolarlık ihracat yaptık mı, 200 doları ülkeye sokuyoruz! Teşvik etmeye değer bir iş koludur bu”. 
 
Hal Postası: Bakanlığın yaklaşımı pozitif görünüyor. Zaten konuyu gündeme taşıyan da Sayın Bakan oldu. Bu konuda başka ne gibi beklentileri olur sektörün? 
 
İsmail Yılmaz: “Bence devletin konuya ticaret faaliyeti gibi bakmaması gerekir. Sonuçta o araziler orada atıl dururken değerlendirilmesi söz konusu olacak. Makul kira bedelleriyle tahsisler yapılabilir. Ya da dediğim gibi bedelsiz tahsis karşılığında bazı taahhütler istenebilir. İşçi istihdamı, ihracat kotası gibi. Sonuçta bu ülke için üreteceğiz. Bir başka mühim mesele de enerji konusudur. Enerji maliyetlerinin de geniş arazi kiralayıp, büyük yatırımlar yapacak üreticiler için özel düzenlemelerle kontrol altında tutulması gerekir. Her şeyimiz ihracata dayanıyor. Bu hassasiyeti arazilerini kiralayan devletin de gözetmesi lazım”. 

Etiketler:

süs bitkileri, kesme çiçek, devlet arazisi, tarım arazisi, ismail yılmaz
 
KÖŞE YAZILARI
© 2018 www.halpostasi.com