11.09.2016
Pazar

Daha önce Amerikan Adalet Bakanlığında görev yapmış iki hukukçu, Bayer ve Monsanto şirketlerinin birleşmesinin, anti-tröst (anti-trust) kanunlarına aykırı olacağı yönünde görüş bildiren resmi bir rapor yayınladı.

Freshplaza.com sitesinin valuewalk.com sitesine dayandırarak verdiği habere göre, Bayer ve Monsanto şirketlerinin birleşmesiyle ilgili bir süredir pazarlıklar yürütülüyor. Temmuz ayında Monsanto, Bayer’in hisse başına 125 $’lık teklifini reddetmiş; Bayer de bunun üzerine Monsanto hisselerinin o günkü kapanış değerinin %40 üzerinde olan teklifin reddedilmesini yadırgadığını açıklamıştı. Bayer o açıklamasında Monsanto’nun düşüş eğilimindeki iş performansı ve orta vadede küçülen büyüme beklentisine rağmen gayet iyi bir teklif sunduklarını kaydetmişti.

Birleşme ABD adaletinin teamüllerine aykırı

Yayınlanan rapor, 2008 tarihli bir mahkeme kararına olduğu gibi aykırı olacağını bildiriyor ve Monsanto’nun daha önce Bayer’e sattığı pamuk tohumu ve pamuk ıslahına ilişkin kıymetler üzerindeki haklarından mecburen vazgeçmesi anlamına geleceğini kaydediyor. Rapor ayrıca, eğer birleşme gerçekleşirse, rekabet yasaları gereği; Monsanto’nun daha önce satışı gerçekleşen bu kıymetleri geri alması gerektiği görüşünü öne sürüyor. Rapora göre bunun aksi yönündeki her gelişme ABD adalet sisteminin teamüllerine aykırı olacak. 

Benzer bir tartışma ChinaChem'in Dupont şirketini satın almak istemesiyle de söz konusu olmuştu. Çinliler Syngenta ve başka şirketlerle de ilgilendiler ve ilgileri yakın zamanda sona erecek gibi görünmüyor. Belki de Bayer ve Monsanto'nun birleşmesi projesi, Çin şirketlerinin tarım sektörüne yönelik cesur ve ısrarlı atılımlarına karşı, batının almaya çalıştığı tedbirlerden biridir. 

Bütün dünyayı ilgilendiriyor!

Sektörün en büyük iki aktörünün birleşmesi düşünülebilecek her türlü rekabet sözleşmesine elbette aykırı olacaktır. Üstelik mesele sadece yazılı hukuk kurallarıyla ilgili bir mesele olmadığı gibi; sadece ABD’yi ilgilendiren bir konu da değil. Bayer ve Monsanto gibi iki şirketin birleşmesi demek dünyada yaşayan bütün insanları ilgilendiren bir sürecin gerçekleşmesi demek. Çünkü bu iki şirketin faaliyetlerinin ancak çok küçük bir bölümü ABD sınırları içinde gerçekleşiyor. Ama ne yazık ki konu sadece ABD’de ve bazı batılı ülkelerde tartışılıyor. Halbuki, çiftçisi ve tüketicisi bulunan bütün ülkeler bu konuda tartışmalı ve gerektiğinde söz sahibi olmalıdır.

Bayer ve Monsanto’nun birleşme ihtimali, tohumculuk ve pesitisit alanlarında bu iki taraf dışında kalan sayısız firmayı da etkileyecek bir konu. Birleşme olursa girdi maliyetlerinin dünya çapında artması, ürün (girdi) seçeneklerinin azalması ve mutfak tüketicisine yansıyacak fiyatların artması kesin. Tüketiciye ve üreticiye sunulan, genetik müdahale görmemiş seçenekler de muhakkak azalacak.

Tohumda ve pestisitte tekel!

Böyle bir birleşme, dünyanın en büyük tohum ve pestisit üreticisi olarak çalışan bir tekel oluşması demektir. Başka bir deyişle insanoğlunun besin zinciri üzerinde hiçbir rekabet yasasını ve hiçbir anti-tröst kanununu tanımayan bir şirketin, tam kontrol hakkına kavuşması anlamına gelecek.

Hal Postası ekibi, küresel sektör piyasasını en ücra noktalarına kadar etkileyeceği kesin olan bu tür gelişmelerin ülkemizde de detaylıca tartışılması gerektiği ve muhtemel yönelimler karşısında hepimizin vaziyet alması gerektiği kanaatini taşıyor. Yoksa dünyanın suyu akarken sadece bakmakla yetinmek zorunda kalacağız. Ama artık sadece bakma zamanları çoktan geçti. Yapabildiğimiz kadar müdahale etmek veya en azından bir tavır koymak zorundayız…

Kaynak: www.freshplaza.com, www.valuewalk.com

Etiketler:

bayer, monsanto, pamuk, birleşme, merger, rekabet, anti-trust, anti-tröst, tohumculuk, pestisit, böcek ilacı, girdi maliyetleri, genetik, gdo, tekel, çin
 
KÖŞE YAZILARI
© 2018 www.halpostasi.com