01.06.2018
Cuma

Rusya’ya domates ihracatı, bir kez daha sıkıntıya girdi. Üstelik Ruslar yasakları gevşetip, 29 firmamıza daha ihracat izni verdikten bir hafta sonra.

Rus Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Denetimi Federal Hizmet Ajansı Rosselhoznadzor, müsaade alan 43 firmamızdan 11 tanesinin gönderdiği ürünlerde, karantina şartlarına aykırı bulgular elde edildiğini duyurdu.

O aykırı bulguların ne olduğunu kimse açık açık söylemiyor ama biz biliyoruz. Domates güvesi diye bilinen Tuta absoluta zararlısının popülasyonu, inanılmaz ölçüde arttı. Bu da ya kalıntıya neden oluyor ya da ihracat mallarında zararlı varlığına ilişkin emareler (larva, yumurta, meyvede vuruk vb) bulunmasına.

Tuta zararlısına engel olmak için seralarınızı laboratuvar hassasiyetiyle işletmeniz gerekiyor.

“Tam buldun!” diyeceksiniz. Haklısınız.

Sizin her türlü tedbiri kusursuz şekilde almanız da yetmiyor, ne yazık ki! Komşunuzun da, etraftaki seralarında eşgüdüm içinde tuta zararlısıyla mücadele etmesi gerekiyor.

Yoksa çözüm getirme şansınız yok.

İspanyol biberi şeklinde buzdolabı süsü

Tuta ve kalıntı meselelerini ağzınıza aldığınız anda ‘çok uzman’ bir takım kimseler derhal söze “İspanya” ile girer.

Denemesi bedava; herhangi bir yerde kalıntıdan, tuta absoluta’dan falan bahsetmeye başlayın; en çok 30 saniye içinde İspanya lafını duyarsınız.

Çünkü İspanyollar bu işi “topyekûn entegre mücadele” anlayışıyla çok kısa süre içinde çözdüler ve binlerce Türk yetkili ve uzman da nasıl başardıklarını görmek için İspanya’ya gittiler; olayları yerinde tetkik ettiler.

Bu arada İspanyollar Almanya’nın İspanyol mallarına yasak getirmesinden 3 yıl sonra yeniden Almanya’nın en iyi tedarikçisi oldu.

Yerinde tetkik yapan Türk uzmanların şimdi nerelerde, neler yaptıklarını hiç birimiz bilmiyoruz çünkü ne Tuta ile ilgili herhangi olumlu bir gelişme var ne de ihracat rakamlarımızda pozitif bir işaret. Tam tersine; diplomasi facialarımız, ekonomimizdeki felaketler gibi bir sürü başka etkenin de yardımıyla, ihracat miktarımız sürekli düşüyor.

O uzmanlarımız yurda dönerken İspanyol biberi şeklinde magnetli buzdolabı süsü de getirdiler mi merak ediyorum.

TL değersizleşirken ihracatın artması lazımdı!?

Aslında döviz kurlarının son birkaç haftadır deli gibi yükselmesi, ihracatçılar için bulunmaz fırsatlar oluşturuyor. Bildiğiniz gibi paranız değersizleştikçe ithalatçı ülkeler sizden daha çok mal almak ister. Bu da –kazandığınız parayı değilse bile– ihraç ettiğiniz mal miktarını arttırır. Böyle bir durum ihracattan parça başı para kazanan ihracatçıların işlerinin açılması ve gelirlerinin artması demektir. Ama satacak mal bulursanız, tabi… Bulamazsanız fena!

Nitekim, Tuta absoluta hakkında tek önemli çalışmayı ihracatçıların başlatması manidardır.

Başlattılar ama şu güne kadar Tuta zararlısı ne fidelik bıraktı, ne sera; her yeri feci şekilde sarmış durumda…

Bu sezon için yapılabilecek pek bir şey yok maalesef. O nedenle ihracatçıların çalışması eğer bu sezona yönelik planlanırsa, zaman ve kaynak israfından başka bir sonuç vermez. Umarız çok yıllık bir proje olarak düşünülür; kapsamı genişletilir ve sağlıklı istatistik veriler elde ederek başlayıp, bir kampanya halinde bütün bölgede topyekûn bir mücadeleye dönüşür.

Böyle olursa sadece Tuta zararlısı için değil, başka birçok hastalık ve zararlı açısından da ödüllendirici sonuçlar alınır.

Kim bilir belki de yıllardır anlatılan İspanya masalının benzerini Antalya’da yazarız!

Keşke tek derdimiz Tuta olsa!

Tuta zararlısının çiftçiye verdiği zarar, sadece malını istediği gibi ve uygun fiyatla satmasına engel olması değil. Akşamdan sabaha zam gören mazot ve girdi fiyatları, zaten hasat sonu hasılatını biçmişti. Şimdi bunlara fiyatlardaki muhtemel düşüş ve rekolte kayıpları da eklenecek.

İlk geldiği yıllarda yaylaya fazla bulaşmayan Tuta artık yaylada da tam kadro faaliyette. Üstelik hem bütün ilaçlara bağışıklık geliştirdi, hem iklim şartlarına uyum sağladı, hem de havalar bu sene tam Tuta’nın istediği gibi seyretti. Fena.

Ama tarım sektörünün sayısız probleminde aldığımız tavrı Tuta absoluta konusunda da rahatlıkla alabiliriz. Nasıl olsa insanlar sebze, meyve, et, süt falan tüketmeye devam edecek. Nasıl olsa çiftçi üretmeye devam edecek ve nasıl olsa girdi firmaları girdi satmaya devam edecek. Öyleyse hasat iyi ve kalıntısızsa ihraç ederiz. Kalıntı varsa yahut mal kalitesiz ise iç piyasaya satarız. Sorun değil çünkü kimsenin umurunda değil. Devlete baksanıza! Devletin işi başından aşkın. Yüzbinlerce tarla, bahçe sera var denetlemekle uğraştığı. Pazarda, markette bizim domatesimize, biberimize, marulumuza nasıl yetişsin!

Ama bir yandan Rosselhoznadzor’un Ruysa’yı bitirip, Türkiye’deki seraları bile denetlemeyi nasıl başardığını da merak ediyorum açıkçası.

 

Erdem Güner, bekirerdemguner@gmail.com

Etiketler:

tuta, tuta absoluta, domates, rusya, ihracat, ispanya
 
KÖŞE YAZILARI
© 2018 www.halpostasi.com